Assassin’s Creed Filmi Hakkında Söyleyeceklerim Var Assassin’s Creed Filmi Hakkında Söyleyeceklerim Var
Ubisoft'un oyun dünyasına kattığı epik yapımlardan Assassin's Creed'in filmi, yorumlardaki kadar berbat mı? Sanmıyorum, abartmayın dostlar Assassin’s Creed Filmi Hakkında Söyleyeceklerim Var

Assassin’s Creed severler buraya. Sizi bambaşka bir karakterle tanıştıracak ve farklı bir hikayeye davet edeceğim. Ezio, Arno, Jacob, Altair ve diğer tüm suikastçileri geride bırakın. Bu yazının kahramanı Aguilar ve onun anılarını taşıyan Callum Lynch.

Seriyi oynamışsanız ve beklentiniz de yüksekse, şimdiden üzücü haberi benden duyun: bildiğiniz birçok şeyi unutun. Oyundaki belli kalıpların ve isimlerin dışında izleyeceğiniz Assassin’s Creed filmi, birkaç detayı geride bırakıyor. Bu yazıda filmin konusunu uzun uzun yazmayı veya rollerle ilgilenmeyi düşünmüyorum. Oyunculuklar zaten başarılıydı ve bir anlık Cal karakterinde, Clay Kaczmarek’i gördüm (bakalım o minnak detayı yakalayabilecek misiniz?). Benim için önemli olan detaylar, mekan tasarımı, atmosfer, müzik ve senaryonun gidişatı. Zaten aranızda IMDb sayfasını bilmeyen yoktur. Muhtemelen defalarca sayfayı açıp, rolleri görmüş veya görsellere iki tık atmışsınız.

Sonunu bildiğim veya daha filmin ilk dakikasında tahmin ettiğim olarlar örgüsüne denk gelmek, en büyük kabusumdur. “Ehe bu kız ölecek” *öldü*… İşte bunlar hep Doctor Who izlemekten kaynaklanıyor. 

Neyse… Konumuzdan iyice uzaklaşmadan önce öveceklerime sonra da söveceklerime geçelim. İlk dikkatimi çeken detay Animus’un tasarımı. Bence “efsane”. Umarım bu modellemeyi oyuna da getirirler. İnsan vücuduna göre hareket eden animus, Cal’ın anılarına dalarken tam bir görsel şölen ve muhtemelen 3D’nin tek kullanıldığı yer. Animus’taki mantığın fiziksel hareketlerle uyması ve Aguilar ile Cal’ın sahne geçişleri muazzam.

(Yazar burada kızacak) Arkadaş filmi 3D yapıyorsunuz, e 3D’lik bir şey yok. Animus’tan anılara dalarken böyle vıcı vıcılı, dalgalı falan renkli şeyler geçiyor, sonra hooop kartal gözünden sevgili Aguilar’ın gözleriyle buluşuyoruz. Buraya kadar 3D tamam, e sonra? E bu kadar bitti, aferin

Aguilar isimli suikastçinin geçmişte yaşadıklarına gittiğimizde asıl heyecan burada başlıyor. Bu arada eleştiri yazılarında “ya olayların çoğu animus dışında geçiyor” konusu var, öyle bir şey yok. Eşit sürede gelişen olaylardaki sıkıntı şu; her şey çok hızlı. Bu filmin kötü puan almasının ilk nedeni muhtemelen Cal’ın atası olan Aguilar hakkında çok az detay bilmemiz. Animus dışında yani laboratuar sahnelerinde gereksiz uzun bakışmalar ve konuşmaların yerine, Aguilar hakkında daha fazla sahne konulsaymış bu film muhtemelen daha güzel olurmuş. Çünkü filmdeki “bana göre” en güzel kısmı, yeni hikaye, yeni karakterler ve yeni kurgunun olması. Ancak bu “yenilikler” havada kalınca, izleyici daha alışamadan her şey bitiyor. Açıkçası AC serisini zaten oynamış, bitirmiş biri olarak tekrar aynı şeyleri izlemek istemezdim. Oyun zaten ara sinematiklerle film gibi kendisini izlettiriyor ve tatlı bir şekilde oynattırıyor. 

Assassin’s Creed Filminin İnceleme Puanları Belli Oldu

Şimdi burada diyeceksiniz ki e o zaman Harry Potter ya da Warcraft, hatta Lara Croft (kötüydü o film *Angelina Jolie hariç*) var, onlara ne diyeceksin? Warcraft, Harry Potter gibi evrenler, AC’ye göre daha büyük ve özgür. AC, geçmişte zaten yaşanmış bitmiş detayları alıyor. Ölen ölmüş ama nasıl ölmüş, neler yaşamış da bunlar olmuş gibi hikayeleri öne çıkartıyor ve bunu da en etkileyici şekilde yapıyor. Ayrıca Ubisoft istese AC serisini dilediği gibi özgürleştirebilirdi ancak bunu yapmadı ve yapacağını da sanmıyorum.

Olayımız “Apple of Eden” yani Cennet Elması’nı bulmak, en azından Tapınakçıların amacı bu. Yanlış saymadıysam Cal, toplam üç kere falan animus’a giriyor ve film, animus dışında bitiyor. Yazının başında belirttiğim gibi oyun ile bu filmi kıyaslamayın. Eğer beklentiniz yüksekse, “abi oyun gibi olacak üfff” falan durumu varsa onu da unutun. Gaza gelip, kendinizi üzmeyin. 

Bu kadar kötümserliğin ardından filmi izlemek istemiyorsunuz di mi ya da muhtemelen çok beğendiğiniz için bana kızıyorsunuz. E haklısınız. Çünkü ne yaparsam yapayım bu filmi kurtarmak, satırları uzattıkça zorlaşıyor. Ancak eğer küçük detaylara takılmaz, AC sever biri olarak beyazperdede farklı bir hikayeye tanık olmak, farklı karakterlerle tanışmak ve AC evrenindeki “fedakarlığın” gerçek anlamını öğrenmek istiyorsanız, bu filmi beğeneceksiniz demektir. 

Açıkçası dövüş sahneleri, kamera açıları ve mekan tasarımları başarılıydı ancak bu sahnelere uyan müzik seçimleri kötüydü. Tabii ki AC oyunlarındaki kadar epik notalar beklemiyordum, en azından daha gaza getirici, insanın kanını kaynatan müzik seçimleri yapılsaymış daha hoş olurmuş. 

Şuraya bir ancak daha koyalım; filmde eğer dikkatli izlerseniz bazı hatalara denk geleceksiniz. Spoiler vermemek adına yazmıyorum, “şurada bu yoktu ama şimdi var”, “ne ara gitti de aldı”, “aldı ama nasıl” gibi kendinizi sorgulatacak mantık hatalarına denk gelmeniz mümkün. Umuyorum bu filmin sonrasında olayları daha detaylı anlatır ve karakterler hakkında daha fazlasına sahip oluruz. Filmdeki fikir başarılı yani yeni karakterlerin seçilmesi, savaş sahneleri biraz kaçamak ve hızlı ama karakterin kaçış sahneleri de oldukça etkileyici. Bu arada filmdeki olaylar eğer illa oyunla kıyaslamak istiyorsak, muhtemelen Altair’den hemen sonrasında geçiyor. 

assassin's creed

Daha fazla yazarsam sizi spoiler yağmuruna tutarım. Olumlu olduğu kadar olumsuz yanlara da sahip olan filme bundan sonra şans verip vermemek sizin elinizde. İyi seyirler.



Ceyda Doğan Karaş Editor in chief

86 doğumlu. Evli, mutlu, Tauren'li. Star Wars, Doctor Who, Yu-Gi-Oh ve Blizzard delisi. 93'ten beri video oyunlarıyla fazla uğraşıyor ve hayatı onların üzerine şekilleniyor. Korku, macera, psikoloji kitap ve animelerine bayılıyor. Koyu Beşiktaş taraftarı ve cosplay organizatörü. Ayrıca cosplay, vazgeçemediği hobilerinden sadece birisi.