Alien: Covenant – Ridley Scott Bey Kendinize Gelin Lütfen, Napıyorsunuz? Alien: Covenant – Ridley Scott Bey Kendinize Gelin Lütfen, Napıyorsunuz?
Covenant ilk Alien filminden önceyi konu alan son üçlemenin ilk bölümü olarak vizyona girdi. Ancak özlenen Alien tadını verebildi mi? Alien: Covenant – Ridley Scott Bey Kendinize Gelin Lütfen, Napıyorsunuz?

Alien Covenant için içerisinde büyük sürprizler bulunduruyor diyemem ancak Prometheus‘un yarım bıraktığı işi tamamlıyor orası kesin. Prometheus’un sevmeyeni çok ancak bir o kadar da çok seveni vardı, ben de filmi oldukça tatminkar bulmuş olanlardan bir tanesiyim. Ancak dediğim gibi işi yarım bırakıyordu ve film havada kalıyordu, devamını bir sonraki filmde görürsünüz diyerek bitiyordu. Eğer Prometheus’tan uzak durduysanız oturup izleyin üzerine de Covenant’a gidin ve mutlu ayrılın. Bu arada Covenant yeni üçlemenin ilk filmi olarak karşımıza çıktı onu da belirtmeden geçmeyelim. Covenant, Prometheus’un bittiği yerden ancak daha ileri bir tarihten başlıyor. Yine karşımızda bir koloni gemisi, bir grup farklı mesleklere mensup insan ve bir de sentetik var.

Eğer izlemediyseniz yayınlanan kısa (4 dakika) Alien: Covenant Prologue: Last Supper videosunu izlemenizi tavsiye ediyorum. Bu dört dakikalık kısım sinemada yer almıyor. Sinemadan çıktığımızda “abi ekip hakkında hiç bilgi yok, ekip çok havada kalmış” diyen bir kaç kişi vardı kendi aralarında konuşan ve sorduğumda bu Prologue’u kaçırmış olduklarını öğrendim. Açıkçası sadece dört dakikalık bir kısmın filmden çıkartılarak reklam amaçlı internet üzerinden yayınlanması bana çok saçma gelmişti, bu tip muhabbetlere sebep olacağı da çok belliydi. Hadi tamam yayınlayın da en azından filmden çıkartmayın.

Film Prometheus’tan 10 yıl sonrasını konu alıyor. Covenant ekibi Dünya dışında Dünya şartlarına en uygun olacak Origae-6 adındaki gezegeni aramak için yola çıkıyor. Yolculuk esnasında beklenmedik bir olay sebebi ile (çok şaşırtıcı 😛 ) gemide çıkan arızadan dolayı görevli ekip erken uyandırılıyor ve işler bu noktadan sonra sürekli olarak ters gitmeye başlıyor. Alıştığımız Alien senaryolarından çok da farklı bir düzen izlemeyen Covenant, eğer seriye aşina izleyicilerdenseniz yazının başında da belirttiğim gibi sizi asla şaşırtmıyor. Aslında bu durumu ben çok beğendim normal işleyişe sadık kalmış, keyifle izledim. Arada tabii ki “bu ne lan, ne gerek varmış böyle bir sahneye” dediğim olmadı değil, ancak bu sebepten dolayı koca filmi de gömmenin gereği yok diye düşünüyorum.

Oyuncular ile ilgili bir kaç cümle atmam gerekirse Michael Fassbender coşmuş diyeyim, Covenant’da Walter adında bir sentetik olarak gördüğümüz Fassbender’ı filmin başında yine David olarak görüyoruz. Yaratıcısı olan Peter Wayland Guy Pearce ile aralarındaki bir kaç dakikalık diyalog kendisinin neden ve nasıl deli bir bilim adamı gibi davrandığını açıklar nitelikte. Daniels rolünde izlediğimiz Katherine Waterston benim gözümde adeta yeni Ripley, tarz olarak falan acayip şekilde Ripley’i andırıyor. Sanırım Ridley Scott özellikle bu seçimi yapmış. Ekibin geri kanalı, Oram rolünde yer alan Billy Crudup ve Tennessee rolündeki Danny McBride dışındaki karakterler her filmde olduğu gibi neredeyse biraz daha geri planda kalmış durumdalar.

Film, kesinlikle bir öncekine göre daha sert daha tehlikeli ve daha kanlı. Neomorph ve Xenomorph tamamen CGI olmasına rağmen kesinlikle rahatsız etmiyor. Xenomorph’un bizim bildiğimiz haline gelişi ile ilgili evrim süreci güzel özetlenmiş. Ekibin kullandığı silahlar arasında ise tabii ki meşhur Pulse Rifle yer almıyor, Ridley Scott’un da söylediği üzere günümüz silahlarına daha yakın. Ancak gelecekte geçen bir döneme de ait olduklarını da tasarımda belli ediyor. Wayland’in Pulse Rifle’ı ürettiği tarih ve US Colonial Marine Corps’un silahı kullanmaya başladığı yıl (2171) zaten Covenant’tan (2109) sonrasına denk geldiği için filmde yer almıyor olması çok mantıklı olmuş. Yayımlanan fotoğraflardan dolayı bu silahlara çok takılanlar olmuştu sanıyorum ki Ridley Scott, bundan dolayı da bu gibi bir açıklama yapma gereği duymuş. Bana kalırsa pek de açıklamalık bir durum yoktu ama.

Covenant, Prometheus gibi yeni sorular getirmiş durumda. Ancak Prometheus’tan daha doyurucu şekilde sahneyi kapattı. Önceki Alien filmlerindeki içeriği güzel şekilde kullanarak Prometheus’a da sırtını dayadığı gibi mis gibi bir film olmuş. Artık bundan sonraki yapacağım tek şey üçlemenin son iki filmini beklemek bir de eksik kalan Alien figürlerimi tamamlamak 🙂

Bir Hiçken Kral Oldu – Kral Arthur: Kılıç Efsanesi İzlenilesi



Sonat Samir

Herşey 1993 senesinde arcade salonunu keşfetmesi ile başladı. Daha sonra eve giren Atari 2600 ile işlerin boyutu çok değişti. Video oyunları artık hayatının vazgeçilmez bir parçası. FRP hobisi ise hayatında ayrı bir öneme sahip.