Kategoriler

Gitmeden Önce Okuyun! – Independence Day: Resurgence

Independence Day: Resurgence’ı izledik. İlk filmi severek izlemişseniz, devam filminde de ilginizi çekecek güzel detaylar var. Blog yazımıza buyurun.

Kurtuluş günü dediğim zaman sanıyorum ki bizler ile yaşıt sayılabilecek herkes, ilk filmi net şekilde hatırlayacaktır. Hatta filmin gösterime gireceğini öğrenir öğrenmez arşivleri kurcalayan, film satan mağazaların raflarını arşınlayanlar bile olmuş olabilir. Kurtuluş günü filmi birçok kişi için adını altın harflerle hafızaya yazdırmış olan oldukça güzel bir bilimkurgu filmiydi. Her ne kadar ağır klişeleri de olsa (Uzaylı istilasının yine Amerika üzerinde gerçekleşmesi ve onların dünyayı kurtarması. Son saniye de işin bitirilmesi gibi) zamanın en sağlam, seyri en keyifli filmlerindendi. Eğer izlemediyseniz, ikinci film olan Independence Day: Resurgence‘a gitmeden önce onu bir izleyin. Tahmin edeceğiniz gibi kendisi bir devam filmi. Yönetmen koltuğunda Roland Emmerich oturuyor. Başrollerde ise bu sefer Will Smith yok ancak Jeff Goldblum, Brent Spiner, Bill Pullman, Liam Hemsworth, Jessie T. Usher, Maika Monroe gibi isimler var.

fragtist-independence-day-resurgence-3

Jeff Goldblum (David Levinson), Brent Spiner (Dr. Brakish Okun), Bill Pullman (President Whitmore) isimlerini zaten ilk filmden hatırlayacaksınız. Açık konuşmam gerekirse adamlar büyük zevkle oynamışlar filmin başından sonuna kadar karakterlerini, ne kadar da eğlenerek canlandırdıklarına şahit olacaksınız. Diğer karakterler ile ilgili olarak söyleyebileceğim ise biraz umutları söndürebilir ancak ben diğer ana karakterler ile duygusal bir bağ kuramadım, fazla zayıf geldiler.

Bundan 20 yıl kadar önce tarih 4 Temmuz’u gösterdiğinde gezegenimiz ilk dünya dışı saldırı ile yüzleşmiş ve kurtulmuştuk. Şimdi ise daha büyük bir tehlike ile tekrar karşı karşıya kalıyoruz. Savaşların bittiği, insan ve uzaylı teknolojisinin iç içe geçtiği bu dünyada tüm uluslar dostluk içerisinde yaşıyorlar. Teknoloji almış başını yürümüş her şey mis gibi, herkes mutlu. Açıkçası bu uzaylı teknolojisini düşen gemiden toparlayıp, üzerine çalışıp bir çok ileri düzey teknolojinin geliştirilmiş olması fikrini çok ama çok beğendim. Hatta yeni teknoloji araçların, çok da futuristik görünüşlere sahip olmayışını özellikle etkileyici buldum. Örnek vermem gerekirse yeni teknoloji helikopterlerin, savaş uçaklarının vs. günümüzdeki hallerine benziyor olmaları oldukça hoş bir detay.

Bir de filmden sakın Interstellar kadar bilimsellik beklemeyin. Yine ilk filmde olduğu kadar bilimsel kısımları ve klişeleri olan bir film ile karşı karşıyayız. Unutmadan bolca Hollywood etkisi dediğimiz “abi neden bu kadar kastılar ki, şöyle yapsalar tamammış zaten” dediğimiz gereksiz drama ya da aksiyon alma sahneleri de yok değildi. Bu sahnelere güzel örnekleri Berk sizlere yazının devamında aktaracakmış şu an ben bu satırları yazarken arkamdan öyle diyor 🙂

fragtist-independence-day-resurgence-1

Filmin en önemli, en kritik kısımları CGI sahnelerdi tabii ki, yaratıkları, uzay gemileri, lazer topları, o büyük yıkım bana net ve kusursuz şekilde aktarıldı, çaresizlik hissiyatını güzelce vermişler özetle. Sahneleri izlerken “çok iyi la” demeden edemedim.

*MINI SPOILER* Bir de arkadaşların ilk filmdeki gemiden çok daha büyük bir gemi ile üzerimize konmuş olmaları (evet bildiğiniz Dünya’nın üzerine yerleşiyorlar) ne kadar zor durumda kaldığımızı gözler önüne seriyor. *MINI SPOILER BİTTİ*

İlk filmden arda kalan bazı soruların da cevaplarını verdiği için benden yine artı puan almayı başardı. Özetle izlerken sıkılmadım, şunu net şekilde söylememde fayda var sinemadan çıktığımda keyfim gerçekten yerindeydi. EĞLENDİM. Peki, geçen 20 yıl süre boyunca ikinci istilaya gerçekten de hazırlanmış mıyız bir de ona bakalım isterseniz. Onu da Berk anlatsın.

1 2

Görüntülenmeler:
10
İlgili Kategoriler
Blog · Haber · Kültür & Sanat