Dark Souls 3 – Başlangıç İçin İpuçları Dark Souls 3 – Başlangıç İçin İpuçları
Dark Souls 3 için ipuçları içeren bir rehber hazırlayalım dedik. Özellikle DS serisi ile yeni tanışan oyuncular için güzel bilgiler içeriyor! Dark Souls 3 – Başlangıç İçin İpuçları

Dark Soul 3 bolca tehlike ile dolu. İşinizi kolaylaştıracağını düşündüğüm birkaç ipucu ile yardımcı olayım istedim. Tabii birazdan bahsedeceklerim sadece benim bulduğum, önerdiğim ipuçları değil. Reddit’te, forumlarda, farklı websitelerinde, Dark Souls severlerin paylaştığı bir çok bilgiden de derlendi. Özellikle Dark Souls dünyasına uzak olan oyuncular için güzel bilgiler olacağını düşünüyorum. Eğer eklemek istediğiniz bilgiler, ip uçları varsa çekinmeyin siz de yazın 🙂 deneyimlerimizden hepimiz yararlanalım.

Öncelikle karakterimiz için sınıf (Class) seçimine bakalım. Açıkçası bence ve bir çok DS oyuncusu da bu görüşü destekleyecektir. En iyi class diye birşey yok. Evet başta daha rahat etmemize olanak sağlayan classlar var, yok değil. Örneğin Knight alarak sağlam bir zırha ve kalkana sahip olabiliriz. Ya da Sorcerer seçerek başta biraz zorlanırız ancak ilerleyen seviyelerde vereceğimiz hasarlar ile, düşmanlarımızı yanımıza yaklaştırmadan rahatça savaşabiliriz de. Ancak unutmayın Dark Souls’ta asla tam olarak güvende değilsiniz. 🙂

Hangi class ile başladığınızın gerçekten önemi yok. Dark Souls özgür bir oyun. Evet en iyi build (Sınıf seçimi, Attribute dağılımı, item tercihi) olabilir. Ancak yine de tercih her zaman için size ait. Bir savaşçı olarak başladığınız oyunda büyücü olarak da devam edebilirsiniz. Doğru, o düşük Attribute‘ları yükseltmek seviye atladıkça daha fazla Soul gerektirdiğinden daha da çok zaman alacak. Ancak yapamazsınız diye bir durum yok 🙂

Daha çok Soul için Gizli Yüzüğü alın!

Normalde 20.000 Soul ödeyip, anahtarını alıp kapısını açabildiğimiz Tower’a girmeye gerek kalmadan
Covetous Silver Serpent Ring‘e sahip olabilirsiniz. Bu yüzük sayesinde düşmanlarınızın üzerinden daha fazla Soul toplamak mümkün. Hemen aşağıdaki videodan izlemeniz gereken yolu görebilirsiniz. O ağaçtan zıplamak biraz uğraştırıyor, pes etmeyin.

Farm yapın!

Yüzüğü de aldığmıza göre artık Farm yapalım. Gerçekten bunda üşenilecek bir durum yok. Kendiniz için en rahat ve en kazançlı olduğunu düşündüğünüz bölgeyi belirleyin ve farmlayın. Başlarda en rahat farmlayacağınız yer High Wall of Lothric olacak tabii ki. Bone fire’dan sola merdivenlerden inin ve kim varsa temizleyin. Yolun tamamını temizledikten sonra odaya girin, içeridekileri temizleyin ve merdivenlerden aşağıya devam edin yolu takip edin ve Ejderhanın olduğu yere gelin. Soldaki taş merdivenlerden yukarıya doğru adım atmadan zaten Ejderha ateş üfleyecek ve yaratıkları öldürecek. Bolca free soul 🙂 Bone fire’a dönün ve tekrar başlayın. Bu yolu istediğiniz kadar tekrar edip rahatça farmlayabilirsiniz. Bu arada aşağı yukarı 100 ok atarak Ejderhanın oradan gitmesini sağlayabiliyorsunuz. Üstelik bir de ekipman veriyor. Ancak unutmayın, Ejderha oradan giderse tekrar gelmeyecek, onun öldürdüğü düşmanları siz öldürmek zorunda kalacaksınız. Yani artık daha fazla farmlamayacağınızı düşündüğünüz zaman yapın derim.

Estus ve Ashen Flask 

İlk defa Dark Souls’ta 2 tip Flask var. Bir tanesi canımızı doldururken bir diğeri mana dolduruyor. Firelink Shrine’da Blacksmith’e giderek iki flask’ı kendi arasında birbirine aktarabiliyorsunuz. Örneğin Ashen da 3, Estus’ta ise 5 var ve bunu Estus’a aktararak 8 yapabiliyorsunuz. Ya da büyücü oynuyorsanız Mana ihtiyacı daha fazla olacağından tam tersi yöntemi de izleyebilirsiniz.

Kaçın ya da pas geçin!

Her gördüğünüz düşmanı indirmek zorunda değilsiniz. Kimisi sizi görmediği (belirli bir mesafeye girmediğinizde) sürece saldırmıyor. Pas geçebilirsiniz, gördü mü o zaman da koşup kaçabilirsiniz. Ancak temizlediğiniz yöne doğru ya da gittiğiniz yönde ne olduğunu biliyorsanız o tarafa doğru kaçmakta fayda var. Daha fazlasını üzerinize toplamayı inanın istemezsiniz.

Ok ve yay en sadık dostlarınızdan!

Gerçekten. Yakın dövüşte parmaklarınızdan kan getirecek kadar zorlayan düşmanları. Doğru bir strateji kullanarak. Ya da onların size erişemeyeceği bir noktaya geçerek ok ve yay ikilisi ile rahat rahat indirebilirsiniz.

Arkasını göremediğiniz dar girişlere dikkat!

Bir kapıdan girerken ya da koridordan geçerken etrafınıza dikkat edin. Sağdan, soldan hatta tepenizden hiç beklemediğiniz bir anda düşman gelebilir. Daha kapının eşiğindeyken kafanıza kılıç, balta falan inebilir. Kalkanınızı çekin, öyle girin. Ya da emin adımlarla yavaşça ilerleyin. Tabii takla atarak girmekte başka bir çözüm 🙂



Sonat Samir

Herşey 1993 senesinde arcade salonunu keşfetmesi ile başladı. Daha sonra eve giren Atari 2600 ile işlerin boyutu çok değişti. Video oyunları artık hayatının vazgeçilmez bir parçası. FRP hobisi ise hayatında ayrı bir öneme sahip.