Kategoriler

Assassin’s Creed Chronicles: India PC İncelemesi

Platform severlere hitap eden Assassin’s Creed Chronicles: India, bizi 1841 yılına götürüyor ve Arbaaz Mir’in hikayesini anlatıyor. Detaylar incelememizde.

Her yıl yeni bir Assassin’s Creed yerine, arada yan hikayelere de giriş yapalım, platform severler de bize uğrasın diyen sevgili Ubisoft’un yeni oyunu Assassin’s Creed Chronicles: India, bizleri 1841 yılına götürüyor.

Assassin’s Creed evrenine hakim olan değerli oyuncular, bu oyunda sizi bekleyen birtakım sürprizler var, kısmen… Ancak “bıktık artık her yıl aynı şeyi pişirip önümüze koymalarından” diyenlerdenseniz, muhtemelen Assassin’s Creed Chronicles: India size göre bir oyun değildir. Zaten türü gereği bazılarınızın çoktan yazıyı terk ettiğinden adım gibi eminim. Bu yüzden konuya balıklama dalmaktan yanayım.

Fragtist Assassin's Creed Chronicles India (6)

Assassin’s Creed Chronicles serisi, 3 oyundan oluşuyor. China, India ve Russia. China, geçtiğimiz yılın Nisan ayında piyasaya çıkmıştı. Meraklıları için inceleme yazımızı şuraya bırakayım. India, yakın zamanda piyasaya çıktı ve Russia ise Şubat ayında görülecek. Asıl konumuz olan AC Chronicles India’ya (Assassin’s Creed Chronicles: India) “Hızlı Bakış” videomuzu da şuradan bakabilirsiniz. Oradan, buradan, şuradan derken konuyu saptırmadan devam edelim.

AC Chronicles: India, 2D grafiklere sahip ve side-scrolling tarzında bir platform oyunu. Diğer AC oyunları gibi daldan dala atlamak yerine, düşmanlarımıza olabildiğince görünmeden taktik geliştirmemiz gerekiyor. Zira tıpkı AC Chronicles: China gibi oynanışa sahip olan oyunda, canımız az ve arada çözmemiz gereken bulmacalara da denk geliyoruz.

Buram buram Hindistan kokan AC Chronicles: India (oyun Hindistan’da geçiyor, başka ne kokacaktı!), kendinden emin ve bir o kadar da çapkın bir karakter olan Arbaaz Mir’i kontrol etmemizi sağlıyor (Ezio kokusu alıyorum…) Biricik prenses aşkı Pyara Kaur ile gizli gizli görüşen Arbaaz’ın hikayesi Assassin’s Creed: Brahman romanındaki olaylardan 2 yıl sonrasını işliyor. Arbaaz olarak amacımız, çok güçlü bir elmas olan Koh-i-Noor’u ele geçirmek.

Oynanış

Bir suikastçi olarak ne kadar az adam öldürürsek ve tabii ki ne kadar az görülürsek, o kadar çok puan alıyoruz. Yani oyun, bizi gizliliğe zorluyor. Doğal olarak öyle pat-küt dalmayı aklınızın ucundan bile geçirmeyin. Zaten tek bar canımız var, onu da tek kurşunla veya kılıç darbesi ile kaybedebiliyoruz. Zaten oyunun en başında tek amacımız biricik prensesimizin koynuna girmek, sonrasında oyun bize farklı düşmanlarla karşılaştıkça, yapabileceklerimizi öğretiyor. Birkaç saat ve bölüm sonra da canımız artıyor. Ancak unutmayın, aldığınız her darbe, bir can barını yutuyor. Eğilerek yürümek, düşmana görünmeden arkasından yaklaşmak veya ıslık çalarak düşmanın dikkatini farklı yöne çekip, saklanmamızı kolaylaştırmak gibi çeşitli aksiyonları da öğreniyoruz. Ardından nasıl dövüşeceğimiz kısmı öne çıkarılıyor. İşin en rahatsız edici ve biraz da tuhaf kısmı burası. Eğer düşmanın belli görüş açısına girmezsek, bizi görmesi imkansız ve dikkatini dağıtmak için ıslık çalıp, farklı yöne kaçabiliyoruz. Aslında kaçmaktan çok, kiriş vb. yerlere saklanıyoruz desek, daha doğru bir tabir olur. Olur da düşman bize fazla yaklaşırsa, bir süreden sonra rahatsız olup, karanlığın içinden bizi çekiveriyor.

Fragtist Assassin's Creed Chronicles India (4)

Düşman sayısı fazlaysa, kaçmak oldukça zor. Olur da düşman askerler tarafından görülürsek, görüş açıları hemen sarıdan kırmızıya dönüyor ve saklanmayı başarırsak, oyunun bize verdiği sürede (tepemizde bir sayaç beliriyor) saklanmayı sürdürmemiz gerekiyor.

Tipik bir platform türüne oranla, zorlayıcı görevlere de yer veren AC Chronicles: India,  kimi zaman kimseyi öldürmeden bölüm sonuna ulaşmamızı veya hedef kurbanımızdan “sadece” bir anahtarı çalmamızı bile isteyebiliyor. Bu da oyunu sıkıcı olmaktan kurtarıyor. Ancak AC Chronicles: India, o kadar çok gizliliğe odaklanmış ki bize öğrettiği dövüş dinamiklerini kullanmayalım diye de elinden geleni yapmış. Tek vuruşta 1 can barını feda ettiğimiz oyunda, en ufak bir hata ölümümüze yol açıyor. Oynanış dinamikleri China’ya oranla düzeltilmiş bile olsa kontrol ettiğimiz karakterin sık sık anlamsız yerlere koşması veya atlaması konusunu çözmek, neredeyse imkansız. Düşman askeri başka yöne koşarken, birden bire önüne atlamak gibi acele ve saçma kararlar alabiliyoruz. (Burada yazar, kontroller kısmında çektiği eziyeti dile getirdi)

1 2

Görüntülenmeler:
23
İlgili Kategoriler
Haber · İncelemeler · Oyun Haberleri · Oyun İnceleme · PC