Assassin’s Creed Rogue İncelemesi Assassin’s Creed Rogue İncelemesi
Assassin’s Creed denildiğinde birçoğumuz için akan sular duruyor. Tarihin önemli olaylarını kendisine rol edinen Ubisoft, Assassin’s Creed Rogue ismiyle en karanlık öykülerden birini gözler... Assassin’s Creed Rogue İncelemesi

Assassin’s Creed denildiğinde birçoğumuz için akan sular duruyor. Tarihin önemli olaylarını kendisine rol edinen Ubisoft, Assassin’s Creed Rogue ismiyle en karanlık öykülerden birini gözler önüne seriyor.

Assassin’s Creed serisi, Ubisoft’un nimetlerinden biri olmaya aday. Bugüne kadar çıkan birçok oyunun yanında Assassin’s Creed en popüler serilerden biri olmayı başardı. Tabii bu durumu kötü tarafa çekenler de mevcut. Bunların başında ise pazarlama stratejisi geliyor. Ancak bu başka bir zamanın konusu olsun. Biz şimdilik Assassin’s Creed Rogue’un karanlığına kendimizi bırakalım. Siz linkteki müziğin tadını çıkartın, ben de size sunacağım bilgileri şöyle bir toparlayayım.

“Kılıcını masum teninden uzak tut. Gözlerden ırak ol. Suikastçıların Kardeşliği’ni asla açık etme. Bunlar inancın temelleri. Eskiden, hayatımı adadığım prensipler. O zamanlar genç bir adamdım, 7 yıllık savaş başlamak üzereydi ve geleceğin neler hazırladığı hakkında bilgim yoktu. Benim adım Shay Patrick Cormac ve bu benim hikayem…” – Shay Patrick Cormac

Hikayeye başlamadan önce biraz geçmişe dönüp, AC hikayesinin temellerine odaklanalım. Özellikle Assassin’s Creed hikayesini iyice didiklediyseniz, Adem ve Havva’nın varlığından haberiniz vardır. İlk AC oyununda (favorimdir), Alamut Kalesi kitabından esinlenen bir hikaye ile baş başaydık. Altair (Altaïr Ibn-La’Ahad) gibi soğuk bir suikastçinin ayak izlerini takip ediyorduk. AC 2 ile birlikte Ezio Auditore da Firenze’nin doğumuna ve onun suikasçiye nasıl dönüştüğüne şahit olduk. Onun hikayesi, oldukça uzun ve zordu. Ezio’nun dünyası o kadar büyüktü ki kimi zaman bize suikastçilerin en iyisi olduğunu düşündürdü. Tabii bu sırada Templar’lar (Tapınak Şövalyeleri) hep acımasız birer katilmiş gibi gösterildi. Onlar var olduğumuz dünyanın dengesini bozuyorlardı. Bizim amacımız, onların kökünü kurutmak ve Pieces of Eden (Cennetin Parçası) gibi özel bir gücü kötü ellerden korumak. İşin daha derinlerine indiğimizde Adem ve Havva’nın düzenlediği Cennetin Parçası hikayesine giriş yapmış oluyoruz. Olaylar o kadar karışıyor ki aynı amaç uğruna yola çıkanlar ne yazık ki ikiye bölünüyorlar. Kabil, bu bölücülüğün önemli bir noktasında yer alıyor. Ona göre düzen, ancak mutlak kaosla konrol edilmeli. Ancak Adem ve Havva özgürlüğü kendilerine esas alıyorlar. Bu şekilde Kabil’in takipçileri, lanetlenmiş olanlar, yani tapınakçılar haline geliyorlar. Özgürlük ve düzen yapısını ana fikir edinenler ise esasiyun olarak anılıyorlar.

Geçmişe daha fazla dalmadan, kendimizi AC Rogue’a adasak daha iyi olacak. Yoksa AC evreni bitmek bilmeyen tatlı bir hikayedir.



Ceyda Doğan Karaş Editor in chief

86 doğumlu. Evli, mutlu, Tauren'li. Star Wars, Doctor Who, Yu-Gi-Oh ve Blizzard delisi. 93'ten beri video oyunlarıyla fazla uğraşıyor ve hayatı onların üzerine şekilleniyor. Korku, macera, psikoloji kitap ve animelerine bayılıyor. Koyu Beşiktaş taraftarı ve cosplay organizatörü. Ayrıca cosplay, vazgeçemediği hobilerinden sadece birisi.