Bizce Star Wars The Force Awakens Neden İzlenmeli? Bizce Star Wars The Force Awakens Neden İzlenmeli?
Star Wars The Force Awakens hakkında merak ettikleriniz, spoilersız ve spoilerlı içeriklerin yanında, gözünüzden kaçmış olabilecek detayları yazdık! Bizce Star Wars The Force Awakens Neden İzlenmeli?

Ceyda Doğan Karaş’tan devam

Sonat ile oturduk saatlerce konuştuk. Hatta sadece Sonat ile değil, birçok benim gibi filmi izlemiş yakın arkadaşımla tek tek teori üretmeye başladık. Bu karakterler nasıl bu kadar güçlü? Ne ara, bu kadar hızlı güçlendiler veya Luke ile muhtemel akrabalığı olan Rey, nasıl da tatlı bir hatundur? Hatta daha milyonlarca soruyu, şuraya sıralayabilirim ancak şimdilik uslu duruyor ve sosyal medyadaki gibi sizi topa tutmak istemiyorum. Sonat, birlikte konuştuğumuz hemen hemen her şeyi zaten bir önceki sayfada yazdı, ben ise kişisel birkaç detayı öne çıkartmak için yazmaya devam edeyim dedim 🙂 Onun gibi tüm karakterleri teker teker yazmayacağım zaten aynı düşüncelere sahibiz ama gözüme takılan bir kaç önemli detayı da yazmadan edemedim.

Fragtist star-wars-the-force-awakens-comi-con

Star Wars The Force Awakens, ilk sayfada yazdığım gibi beklentileri yukarıda tutarsanız, size kötü gelecek bir film. Çünkü sizler, eski filmlerdeki gibi daha karanlık ve hatta daha felsefi bir evren bekliyorsunuz. Ancak unuttuğunuz bir şey var, bu filmin bu kadar havada kalması ve karakterlerin de bu kadar hızlı seyircinin gözüne sokulması çok normal. Bunun gibi olumsuzlardan önce şunu düşünün; bir sonraki filmde birçok soru işareti giderilecek ve muhtemelen olayların hızlı gelişmesinin nedeni de bu. Ayrıca bu demek değil ki hızlı olayların gelişmesi iyi bir şey, tabii ki değil. Bundan ben de rahatsızlık duydum ancak gelecekte karşımıza çıkabilecek yapının da gün gibi ortada olduğunun farkına varın istiyorum.

Gelelim bazı karakterlerimizin detaylarına. Saatlerce düşündükten sonra başlarda Kylo Ren karakterinden aşırı rahatsız olsam da aslında çok yaratıcı bir karakter olduğuna karar verdim. Öncelikle Kylo Ren, Güç’ü çok etkili ve yaratıcı bir şekilde kullanıyor. Milyonlarca insanın dalga geçtiği ışın kılıcını ise öne çıkartırken, asla gözünüze batmamasını sağlıyor. Sanıyorum beni karakterden iten tek şey, Anakin’in gençliğine benzemiş olması. Bakın, Vader demiyorum; Anakin diyorum. Ancak genel olarak Kylo Ren karakterini başarılı buluyorum. Karanlık taraf takıntısının yanında maskesini fazla erken çıkartması ve daha filmin ilk yarısında da kimliğinin ortaya çıkması, beni çok rahatsız etti. Belki firma, kitlenin kötü eleştirisinden korktu ancak işin iyi yanına bakarsak, karakterin Luke’dan eğitim aldığını biliyoruz. Durum böyle olunca da ikisinin birlikte takıldığı zamanları anlatan başka bir film de yapılabilir ve muhtemelen de yapılacak. Ayrıca Kylo Ren, daha eğitimi tamamlanmamış bir karakter. Hani ona rağmen de bulunduğu konumda en güçlüsü. Kimbilir belki de Kylo Ren’den daha güçlü bir karakter ortaya çıkacaktır. Yazmadan içim rahat etmeyecek, Kylo Ren karakteri “bence” maske çıktığı an tüm karizmayı kaybetti.

Fragtist Star-Wars-The-Force-Awakens-

Rey karakterinin en efsane olayı, Güç’teki uyanış sahnesiydi. Hiçbir Star Wars filminde bu kadar detaylı bir uyanış görülmemişti. Evet başka uyanışlar vardı ancak bu filmde çok güzel detaylar öne çıkartılmıştı. Ayrıca Rey karakterinin, Kylo Ren’in yanında fazla güçlü kaldığını düşünüyorum. Hatun birkaç saatte birçok detayı çözdü ve gücü gerçekten korkulacak derecede fazla. Luke ile muhtemel bir akrabalığı var ve muhtemelen de hem pilotluktaki yeteneği hem de Güç’teki dengesizliği bundan kaynaklanıyor.

Finn karakterini oldukça sevdim. Çünkü mantıklı. Öncelikle kendisi bir tesisatçı ve hayatında ilk defa bir kadına bu kadar fazla yaklaşıyor. Doğal olarak Rey’e aşık olması çok normal. Bir Stormtrooper’ın yapabileceklerinin sınırlarını kendisiyle fark ediyoruz. Başlarda ışın kılıcı kullanmasından rahatsız oldum ancak bir süreden sonra Stormtrooper’ların yakın dövüş eğitimi aldıkları aklıma geldi. Ayrıca bu filmdeki Stormtrooper’lar klon değiller. Bu da önemli bir detay. Hatta General Hux’a atar yapan Kylo Ren “senin askerler böyle ihanet edecekse, ben klonları getireyim” gibisinden bir konuşmayı da hatırlatmak isterim. En sevdiğim kısım ise Rey ile Finn’in arasında aşk yaşanmaması ve Rey’in Finn’e filmin sonlarına doğru “dostum” şeklinde hitap etmesi. Ayrıca Finn karakterinin bazı diyaloglarda Star Wars evreninden fazla alakasız

Filmde sevdiğim diğer bir detay ise kan sahneleri. Minimumda tutulmuş doğru ancak Finn’in kaskındaki kan izi ve Kylo Ren’in yarasından damlayan kan da güzel bir detaydı. Belki bazılarınıza bu detay basit gelecek ama Star Wars evreninde böyle küçük detaylar, bazılarımız için önemlidir. Bunun yanında en merak ettiğim konulardan biri de Ren Şövalyeleri. Konu az çok açıklık kavuştu ama arkada daha derin bir hikayenin olduğunu düşünüyorum.

Fragtist KnightsOfRen_TFA

Beğendiğim diğer detaylar arasında, ilk defa ışın kılıcı kullanan Rey’in bunu tam olarak becerememesi geliyor. Finn de aynı şekilde tam olarak beceremeyip, Kylo Ren’den ölümcül bir darbe alıyor. Burada Abrams’a saygı duydum. Rey çok güçlü evet ancak başlarda kılıcı kullanamaması ve bir süre sürekli kaçmaya çalışması güzel bir detaydı. Tahminim sürekli elinde sopa tutan bu hatunun, çift taraflı bir ışın kılıcı kullanacağı yönünde. Ne de olsa Luke’a ışın kılıcını geri vermeye niyetli 🙂

Luke’u filmin son sahnesinde gördüğümde resmen gözlerimden yaş damladı. Uzun süre sonra Mark Hamill‘i tekrar beyazperdede görmek inanılmaz bir deneyim. Luke’un görünmesi ayrı bir güzellik evet ama BB-8‘i de es geçmek olmaz. Eski karakterlerin yanında, BB-8 de çok eğlenceli bir droid olmuş. Özellikle çakmağını açtığı ve Finn ile “anlaştık” işaretini yaptığı anda, eminim birçoğunuz kahkahayı basmıştır 🙂 Unutmadan, beğendiğim diğer bir detay ise Leia’nın artık bir Prenses değil, General olması ve Rey’e “May the force be with you” (Güç seninle olsun) dediği sahne, çok tatlıydı.

Bu arada filmde iptal edilmiş Star Wars Extended yani Genişletilmiş Evren’e yapılan bazı göndermeler vardı. Bunlara dikkat ettiyseniz, Han Solo’nun oğlu olan Kylo Ren yani Ben buna verilebilecek en güzel örnek. Aslında Ben değil de Jacen Solo kendisi. En azından iptal edilen diğer Star Wars evrenine göre. Eğer Kylo Ren’e köprü sahnesinde Anakin deseydi, işte orada işler değişirdi 🙂

Filmin sevdiğim kadar sevmediğim yanı da var. Mesela Captain Phasma ve Maz Kanata’nın resmen iki dakikalık sahnelerle harcandığını düşünüyorum (Bu arada Maz Kanata, Yoda’nın ırkından). Umuyorum bir sonraki filmlerde kendilerini daha fazla görürüz. Finn ve Rey karakterinin olayları fazla hızlı kavramasından kişisel olarak rahatsız oldum. Bir önceki paragraflarda aksini yazdığımın farkındayım ancak kişisel görüşüm biraz farklı. Olayların biraz daha yavaş işlemesini tercih ederdim. Starkiller Base, Death Star’a yani Ölüm Yıldızı’na oranla sanki daha geri planda kalmış. Ölüm Yıldızı’ndan kat ve kat büyük olan Starkiller Base, o kadar da korkutucu değildi. Ölüm Yıldızı denildiğinde, içimiz titrer ve orada Imperial March çalar 🙂 Diğer rahatsız olduğum noktalardan biri de Han Solo gibi bir karakterin, Kylo Ren gibi bir karaktere birkaç saniyede harcatılması. Takipçileri bilirler, Harrison Ford zaten tek filmlik anlaşma yapmıştı yani öleceği belliydi ancak bu kadar hızlı ölmesi, beni çok rahatsız etti. Boba Fett’e bir şekilde olayların bağlanacağını düşünmüştüm ancak direkt oğlu tarafından öldürülmesi, bana fazla basit geldi. General Hux, karizma olarak efsane bir karakter olmuş ve rolü de üstlenen Domhnall Gleeson, işini çok iyi yapmış. Umuyorum onun hakkında daha fazla detay ortaya çıkar.

Star Wars - The Force Awakens

Son olarak özellikle Kylo Ren veya İlk Düzen’e özel bir müzik yapılsaydı, çok daha mutlu olabilirdim. Oldum olası bir Jedi delisiyim ve Aydınlık tarafın hikayeleri, müzikleri beni daha çok mutlu eder. Ancak burada tematik bir müzik olmaması (Darth Vader sahnesinde çalan Imperial March gibi) beni rahatsız eden diğer bir durumdu.

Rahatsız olduğumuz konular, filmi çok kötü yapmıyor. Ayrıca olay Star Wars odaklı olunca film, çılgını olan birçok insanı mutlu edecektir. Bir sonraki film, umuyorum çok daha başarılı olacak. Peki sizin düşünceleriniz neler? Güç, yeterince uyanmış mı? Yoksa bi 5 dakikaya daha ihtiyacı var mı? 🙂



Ceyda Doğan Karaş Editor in chief

86 doğumlu. Evli, mutlu, Tauren'li. Star Wars, Doctor Who, Yu-Gi-Oh ve Blizzard delisi. 93'ten beri video oyunlarıyla fazla uğraşıyor ve hayatı onların üzerine şekilleniyor. Korku, macera, psikoloji kitap ve animelerine bayılıyor. Koyu Beşiktaş taraftarı ve cosplay organizatörü. Ayrıca cosplay, vazgeçemediği hobilerinden sadece birisi.