Batman: The Telltale Series – Episode 1: Realm of Shadows İncelemesi Batman: The Telltale Series – Episode 1: Realm of Shadows İncelemesi
"Hazırlıklıysa alır" konseptinin kahramanı Batman, Telltale Games'in bakış açısıyla tekrar karşımızda. Realm of Shadows incelemesi sizlerle. Batman: The Telltale Series – Episode 1: Realm of Shadows İncelemesi

DC‘nin “hazırlıklıysa alır” konseptiyle öne çıkan kahramanı BatmanTelltale Games‘in farklı bakış açısıyla, ilginç bir hikayenin baş rolünde yer almayı başarıyor.

Telltale Games’in “her oyununu” ayrı severim. Konu film gibi oyun kafasıysa, bu işi çok iyi kıvırıyor ve benim gibi hikaye odaklı detayları sevenlerin kalbini kazanmayı başarıyor. Bazılarınıza göre point&click ve ayrıca oynanışı az olan oyunlar, biraz itici olabiliyor. Burada zevk ve renk meselesi diyerek, “o oyun türü size göre değildir boşverin siz bunları” diyerek, konuyu tereyağından kıl çeker kıvamındayken değiştiriyorum. Eğer Batman seviyorsanız, yazının kalanını okumaya devam edin.

Telltale Games’in yeni yıldızı Batman: The Telltale Series olarak piyasaya çıktı. Oyun beş bölümden oluşacak ve ilk bölümün ismi de Episode 1: Realm of Shadows. İkinci sezon olur mu veya olsa da The Walking Dead gibi bir süre daha bizi bekletmeye devam eder mi, birçok detay muamma. En güzeli biz şimdiyi düşünüp, Batman: The Telltale Series – Episode 1: Realm of Shadows‘un nasıl bir oyun olduğuna bakalım.

Batman The Telltale Series – Episode 1 Realm of Shadows

Daha önce Telltale Games’in oyunlarını oynadıysanız, o zaman nelerle karşılacağınızı az çok biliyorsunuzdur. Tabii ki hikaye hariç… Batman: The Telltale Series – Episode 1: Realm of Shadows, oldukça hızlı bir giriş yapan ve Batman’i aksiyon halinde yakaladığımız yapımlardan biri. Unutmayın, bu bir macera oyunu. Batman Arkham serilerindeki gibi sağa sola istediğimiz gibi dalıp, düşmanlarımızı çeşitli kombolarla darmadağın etmiyoruz. Bu oyunda, daha çok dedektif yeteneklerimizi kullanıp, ilginç bir hikayenin ortasına balıklama dalıyoruz ve tabii ki bütün oyunun gidişatını etkileyecek, zor kararlar alıyoruz. Bir bakmışız, kullandığımız yanlış bir kelime bütün hikayeyi baştan aşağı değiştirmiş. Kimbilir, belki de Bruce Wayne’i oynamak, Batman’i kontrol etmekten daha zordur.

Oyun, Batman’den çok Bruce Wayne’e odaklanmış bir oyun olarak öne çıkıyor. Harvey Dent’in yanı başında, ona destek olurken düşmanlarımızın da dikkatini çekmemek zorundayız. Çünkü Bruce Wayne olmak, o kadar kolay değil. Gotham’da suçu önlemek, asıl amacımız ancak bunu nasıl yapacağımız büyük bir soru işareti. Hikayede Selina Kyle ile iletişime geçerken bile “acaba yanlış bir şey mi dedim?” kafasını muhtemelen yaşayacaksınız ve hatta hemen hemen her konuşma seçiminde aynı şeyi yaşamanız muhtemel. Zira Bruce Wayne olarak yapılmış olan seçimler, Batman’i de etkileyebilir veya tam tersi. Yeterince kafalar karıştı mı? O zaman tamam. Çünkü unutmayın, bu bir Telltale oyunu. Sizin seçimleriniz, belki de diğer birkaç karakterin daha kaderini değiştirecek.

Bu oyunda DC’nin çizgi romanındaki hikayesini beklemeyin. Telltale, ayna tutmak yerine farklı bir konseptle karşımıza çıkıyor. Spoiler vermemek adına çok detay vermek istemem. Karşımıza çıkan kötülerin, farklı hikayeleri var ve hatta bazıları Bruce Wayne’in geçmişine sıkı sıkı bağlı. Bu nedenden “kötü” diye düşündüklerinizin, aslında beklenmedik sırlarla dolu farklı bir hikayeleri olabilir. Eninde sonunda Gotham’ın ucube dolu sokaklarını göreceksiniz, bundan hiç kuşkunuz olmasın. Harvey Dent ismini duyunca, aklınıza muhtemelen Two-Face gelmiştir. İnanın bana, ben de o tarafa dönüp dönülmeyeceğini bilemiyorum. Çünkü Telltale’in hikayesinde Dent, biraz farklı görünüyor ve belki de Two-Face hiç var olmayacak. Hadi canım, olur mu öyle şey demeyin. Telltale bu, ne yapacağı belli olmaz. Penguin için de aynı durum geçerli, bu oyunun hikayesine farklı bir tat katan Telltale, umuyorum bizi pişman etmez.

fragtist-batman-telltale-games

Bruce Wayne’e oranla daha az konuşkan olan Batman, seçimlerde de bizi zor durumda bırakabiliyor. Batman olarak daha çok akıllıca veya şiddetli seçimler yapmamız gerekiyor. Mesela bir adamın kolunu mu kırsam, tutup da yoksa camdan aşağı sallandırsam mı gibi seçenekler mevcut. Tabii her bir seçimin de katlamanız gereken bir sonucu olacağını unutmayın. Zira eğer Batman’i biliyorsanız, polislerin ondan ne kadar korktuğunu da biliyorsunuz demektir. James Gordon’un dostu olmak birçoğunuzun işine yarayabilir, yoksa yaramaz mı? 🙂 İşte burada seçim sizin. Belki de biraz şiddet sever bir Batman olup, başınızı belaya sokmak istiyorsunuzdur.

Batman iken eğer bir dövüş sahnesi yaşanacaksa, daha çok yön tuşları ve shift+e gibi kombolarla karşılık veriyorsunuz. Yani dövüşün nasıl olacağı zaten belli ancak sonucu ve dayak yiyip yiyemeyeceğiniz size kalmış. Doğru tuşlara zamanında basmazsanız, eğlenceli ve bir o kadar da tatmin edici son yumruğu atamayacaksınız demektir. Ancak sizi Quick Time Event (QTE) konusunda uyarmak isterim. Dövüş anında tuşlara erken veya geç basma ihtimaliniz çok yüksek. Bu tarafta oyun, biraz teknik sıkıntılar yaşıyor.



Ceyda Doğan Karaş Editor in chief

86 doğumlu. Evli, mutlu, Tauren'li. Star Wars, Doctor Who, Yu-Gi-Oh ve Blizzard delisi. 93'ten beri video oyunlarıyla fazla uğraşıyor ve hayatı onların üzerine şekilleniyor. Korku, macera, psikoloji kitap ve animelerine bayılıyor. Koyu Beşiktaş taraftarı ve cosplay organizatörü. Ayrıca cosplay, vazgeçemediği hobilerinden sadece birisi.