Call of Duty: Infinite Warfare İncelemesi Call of Duty: Infinite Warfare İncelemesi

Call of Duty: Infinite Warfare İncelemesi

HaberİncelemelerOyun HaberleriOyun İncelemePC 5 Kasım 2016 22:25 Burak Akmenek

Call of Duty: Infinite Warfare ile birlikte seri ya serbest düşüşle yer yüzüne doğru dalışa geçecek ya da yeniden zıplayacaktı. Detaylar incelememizde. Call of Duty: Infinite Warfare İncelemesi

Bence Call of Duty Infinite Warfare serinin sonunu belirleyecek, dönüm noktası olacak bir oyundu. Infinite Warfare ile birlikte seri ya serbest düşüşle yer yüzüne doğru dalışa geçecek yada yeniden zıplayıp, Ajda Pekkan edasıyla, bambaşka birisi olarak hayatına devam edecekti. Bakalım hangisi oldu.

Öncelikle şunu söylemeliyim ki Infinite Warfare, Call of Duty serisindeki en iyi hikayelerden birisine sahip. Hatta oyunu oynarken yer yer The Last Ship disizini hatırladım. Çünkü bu dizide de kendini tutamayıp bolca aksiyona dalan bir gemi komutanını oynuyoruz. Ama gemi uzay gemisi ve bu oyunda uzaylılar yok. Şöyle ki: Bu yazıyı okuyan herkesin çoktan petrol olma yolunda ilerlediği bir gelecekte insanlık o kadar çoğalmıştır ki dünyaya sığamaz olmuş ve dünyadaki kaynakları tüketmiştir. Bu yüzden Samanyolu’na yayılıp oradaki gezegenleri kolonileştirmeye veya oralarda üsler kurup kaynakları tüketmeye başlamıştır. Tabii bunun için artık bilimkurgu hikayelerinde çokça alıştığımız Dünya Birliği kurulmuş (UNSA – United Nations Space Alliance) ve bunun karşına da rakip olarak SDF (Settlement Defence Force) çıkmıştır. Biz ise UNSA’yı koruyan askeri birlik SATO’nun (Solar Associated Treaty Organization) bir parçası olan SCAR’ın (Special Combat Air Recon) bir özel harekat pilotuyuz. Eh uzayda deniz ve hava olmayınca ve gemilerde uzay gemisi olunda haliyle biz de Deniz Kuvvetleri’nin (NAVY) bir parçası oluyoruz ve kader daha oyunun başında bizi bir geminin kaptanı yapıyor.

Lord Commander!

Daha oyunun başında bir sürpriz de bizi bekliyor. Düşman filonun başındaki komutan Game of Thrones’taki John Snow! Evet, Kit Harrington bu seride karşımıza acımasız bir komutan olarak çıkıyor. Rolü ve ona verilen senaryo çok sağlam değil ve adamın gözümüze yapışan imajı yüzünden kendisini bir türlü kötü olarak göremesem de Kit ile uzun süre haşır neşir oluyoruz.

Bu abla badimiz olur

Gemimize girdikten sonra üssümüz burası oluyor ve buradan operasyonlara gitmeye başlıyoruz. Oyunun tek kişilik senaryosunda toplam 30 adet görev var. Bunlar hem ana hem de yan görevler. Bu görevlerin bazıları sadece bir Jackal (iki kişilik avcı uçağı) pilotu olarak yapılabiliyor. Bazılarında ise hem Jackal pilotu oluyor hem de botlarımızı toprağa basıp ortalığı dağıtabiliyoruz. Bu kısımda aklıma Warhammer 40k’da geçen Dawn of War serileri geldi. Çünkü tıpkı oradaki gibi burada da gidebileceğimiz görevleri seçebiliyoruz. Yani ister ana göreve devam eder istersek de yan görevlere akabiliriz. Burada her görev bize perk, yeni silah yada Jackal’a takılabilecek bir silah olarak fayda sağlıyor. Ayrıca yan görevler gerçekten de unutulmaz senaryolara sahip ve her birisi çok farklı tecrübeler yaşatıyor. Bazı görevler sadece uzayda veya gezegen yüzeyinde geçerken bazıları sessizce suikast düzenlediğimiz yada uzayda savaşıp çarpışmaya gemilerin içinde devam ettiğimiz görevler. Hatta bir tanesi bir korku filmi senaryosu gibi. Atmosferi o kadar iyi hazırlanmış ki canımıza okuyor!



Burak Akmenek Kurucu

İlk parasını ortaokulda 64'ler dergisine makale yazarak kazanan Burak, o zamandan beri oyun ve donanım basınında yer aldı. PC Gamer,CHIP, Oyungezer, Level,Nintendo,Skyturk-Next Level TV programı gibi bir çok yayında çalışan Burak Akmenek FPS ve MMORPG tutkusundan hiç vazgeçmedi. Fragtist.com'un kurucusudur.