Assassin’s Creed Origins İncelemesi – PC Assassin’s Creed Origins İncelemesi – PC

Assassin’s Creed Origins İncelemesi – PC

İncelemelerOyun İncelemePC 27 Ekim 2017 15:33 Sonat Samir

Ubisoft, Assassin’s Creed Origins ile seriyi baştan düzenliyor. Eski Assassin's Creed'leri unutun, çünkü bu AC başka AC olmuş. Assassin’s Creed Origins İncelemesi – PC

Öncelikle, Origins serinin daha önceki oyunlarından farklı olarak yeni bir dövüş sistemi, güncellemiş yetenek geliştirme sistemi ve kullandığımız ekipmanların da geliştirilebilir olması ile hafiften rol yapma oyunlarına şöyle bir selam çakıyor.

Seviye atlama konusunda önceki AC oyunlarından daha başarılı bir yetenek ağacı sistemi uygulanmış çünkü oynanışı hatta oyunun gidişatını ciddi anlamda etkiliyor. Mesela pek çok hareketi oyunun başlangıcında yapamıyoruz, sonradan eğer o yeteneği alırsak ilgili hareketi yapabiliyoruz. Bir düşmanı sessizce öldürdüğümüzde ikinci için combo yapmak yetenek ağacından geliyor ya da bir yerden atlarken yay gerdiğinizde oyunun yavaşlaması yine o yeteneği almamız durumunda açılıyor.

Dövüş sistemi de gerçekten çok daha farklı, sadece animasyonlardan bahsetmiyorum en basit örnek ile açıklayayım, eskiden düşmanlarımız bize sıra ile saldırırlar biz de savuşturup vururduk. Hatta sadece tek bir tuşa basılı tutarak tüm saldırıları durdurabiliyorduk, artık öyle bir rahatlık, sıkıcılık yok.

Bu sefer düşmanlarımız daha akılcı saldırılar ile pek de sıra bekleme derdinde değiller, bizi gerçekten öldürmek istedikleri her hallerinden belli olan bir şekilde saldırıyorlar. Açık konuşacağım, normal zorluk seviyesinde bazen düşmanlar saç baş yoldurtacak hareketler yaptılar, doğru zamanlamalar ile saldırdılar, “oha olm oraya çıkıp ok atmayı mı akıl ettin” dedirttiler, bunlar yaşandı. Bir de sakın ama sakın kuru kafa görünen düşmanlara dalmayın, sizi o kuma gömerler. Hatta oyunda bizden 2 seviye yukarıdaki düşmanlar bile göz yaşı döktürebiliyorlar. Bir de şunu belirtmem lazım, oyun zorluğu başlarken seçtiğimiz zorluk seviyesine göre şekilleniyor.

Yapay zekanın tabii ki arada bir saçmaladıkları olmuyor değil, bana gelmek için sürekli merdivenlerden bir aşağı bir yukarı hareket eden de vardı ancak saatlerce oynadığım oyunda toplamda iki kere başıma geldi. Ağaca sıkışıp gökyüzüne fırlayan atlar vs. görenlerde olmuş. Keşke olmasa diyoruz ama oluyor işte.

Bunun dışında her bir silahın kendine özgü saldırıları var, kimi silah yavaş ve çok hasar verirken kimi ise daha hızlı saldırı olanağı sağlarken daha hafif hasar veriyor. Bununla da kalmayıp her bir silahın, saldırı yönü örneğin direkt (thrust/pierce) ya da savurma (swing) olarak da değişiyor. Aynı durum karşımızdaki düşman için de geçerli. Kimi saldırılar kankan ile savuşturabiliyor kimisinden ise kaçmak gerekiyor. Bir de dövüştükçe biriken adrenalin barı var, sonuna kadar dolduğu zaman ALT+F ile aktif ederek elimizdeki silaha göre daha kuvvetli ya da hızlı saldırabiliyoruz. Özetle dövüş kısmındaki oynanış oldukça detaylı.



Sonat Samir

Herşey 1993 senesinde arcade salonunu keşfetmesi ile başladı. Daha sonra eve giren Atari 2600 ile işlerin boyutu çok değişti. Video oyunları artık hayatının vazgeçilmez bir parçası. FRP hobisi ise hayatında ayrı bir öneme sahip.