Far Cry New Dawn – Bu Oyun Olmuş mu? | İnceleme Far Cry New Dawn – Bu Oyun Olmuş mu? | İnceleme

Far Cry New Dawn – Bu Oyun Olmuş mu? | İnceleme

İncelemelerOyun İncelemePC 20 Şubat 2019 12:15 Sonat Samir

Far Cry New Dawn, yenilikçi mi? DLC olsa olmaz mıydı? Bu kadar çok Far Cry oyununa gerek var mı? Babam böyle pasta yapmayı nereden... Far Cry New Dawn – Bu Oyun Olmuş mu? | İnceleme

Far Cry New Dawn FC serisinin son oyunu olsun artık dedirtecek cinsten, Ubisoft’un beni üzdüğü diğer bir yapım olarak oyun kütüphanemdeki yerini aldı. Hatta şöyle ki Sinan abi ile ayıla bayıla 80 saatten fazla vakit gömdüğümüz, her gün ofiste muhabbetini yaptığımız Assassin’s Creed Odyssey’in kalitesinden o kadar uzak, o kadar sıkıcı ki, ben koştur koştur ana görevleri bitirmeye ve oyunu bir kenara bırakmaya uğraştım. Ha kendisini oynattı mı evet, oynattı.

Ancak Far Cry New Dawn içerisinde nasıl daha fazla vakit geçirebilirim, sorusunu sordurmadı. Ya arkadaş sanki adamlar tüm enerjilerini AC Odyssey için harcamışlar da FCND (yordu uzun uzun yazmak) ek gelir olsun, araya bir oyun sıkıştırılmış olsun diye çıkmış. Açıkçası FC5 için cayır cayır DLC olabilecek bir oyun var karşımızda.

Hepinizin bildiği gibi FC5’in bitişinden 17 yıl sonra Montana’dayız. Seed ailesi ve etrafında dönen olayları beşinci oyunda keyifle oynamıştık. İlk başta “amaan yine FC abi” diye başlayan oyun her geçen dakikasında daha da ilginçleşerek güzel bir final yapmıştı.

Kötü kızlar!

FCND oyunnun kötü karakterleri olan Mickey ve Lou malesef ciddi anlamda kötü bir hikayeye sahipler. Highwaymen isimli grubu yöneten bu ikili, kontrollerini kaybetmemek adına insanları kaçırıp, yerleşkeleri ele geçirip ya da dağıtıp. Ne var ne yoksa kendileri adına topluyorlar. Kadın ya da erkek karakter arasında bir seçim yaparak başladığımız oyunda “Cap” lakaplı bir güvenlik şefini oynuyoruz. Spoiler olmaması adına kısaca açıklayayım, hızlı bir başlangıç yapan oyunda Prosperity adlı yerleşkeyi Highwaymen grubundan korumak için mücadele ediyoruz.

Her FC oyunundan alışkın olduğumuz karakter ve silah geliştirmeleri, devasa harita, ele geçirilmesi gereken bölgeler ve toplanması gereken malzemeler sistemi ND’da da yerini almış durumda. Önceki oyunlara göre biraz daha fazla silah çeşitliliği içeren oyunda adeta Mad Max dünyasında olduğu gibi ilginç tasarımlı araçlar da bulunuyor. Oyun kısacası kıyamet sonrası temasını kendince olabildiği en iyi şekilde işlemeye çalışmış durumda.

Görev yapısı da yine kendi çizgisinden hiç şaşmayacak şekilde devam ediyor, ana ve yan görevler şeklinde. Tabii ki yine beşinci oyunda olduğu gibi burada da gizli sığınakları sağda solda okuduğumuz notlardan yola çıkarak bulmak mümkün, içeri de ise kilitli sandıklar ve bolca malzeme bizleri lootlanmak için bekliyor.

Yeni ne var?

Oyunda hoşuma giden bir iki yeni ama yenilikçi olmayan dokunuş da var. Birincisi expedition adı altındaki bizi helikopter ile bir bölgeye göndermeleri, gerekli lootu aldıktan sonra ise çıkış noktasına yani helikopterin bizi.. ohhh evet, divison dark zone muhabbeti. 🙂 Bir diğeri ise Battleroyale oyunlarından alışkın oluğumuz gökyüzünden düşen sandık. Buna da NPC’lerden önce ulaşıp lootlamamız gerekiyor.

NPC demişken tabii ki yancı NPC’ler de New Dawn’da peşimizdeler, en iyi yancı ise Timber, tipini yediğim ya bu kadar şirin olabilir bir köpek, alın yanınıza takılın. 🙂

Açıkçası Ubisoft uzun zamandır, diğer oyunlardaki hatta diğer oyunlarındaki oyuncuların en çok keyif aldığı noktaları yeni çıkan oyunarına bir şekilde entegre etmeyi seviyor. Kimi zaman bu güzel oturuyor olsa her zaman papaz pilav yemiyor. Örneğin FCND’da düşmanların üzerlerinde HP barı ve silah ile ateş edince vurduğumuz hasarları görüyor olmamız ile ARPG oynuyor hissiyatı yaratmaya çalışması, bence gereksiz olmuş.

Bombayı kucağa bıraktın ubi!

Çok da uzatmaya gerek yok. FCND benim gibi Ubi’nin son zamanlarda yaptığı işlere “abi bak adamlar ders aldılar, düzeltiyorlar, yeni oyunları çok daha iyi çıkıyor” diyenlere atılmış bir nükleer bomba, olmadı be Ubi, bu sefer olmadı üzdün bizi.

 

Assassin’s Creed Odyssey | İnceleme

FRAGTİST DEĞERLENDİRME

5 / 10



Sonat Samir

Herşey 1993 senesinde arcade salonunu keşfetmesi ile başladı. Daha sonra eve giren Atari 2600 ile işlerin boyutu çok değişti. Video oyunları artık hayatının vazgeçilmez bir parçası. FRP hobisi ise hayatında ayrı bir öneme sahip.