DOTA 2 İncelemesi DOTA 2 İncelemesi
“Hatırlıyorum ilk karşılaşmamız bundan yaklaşık 5 sene önceydi DOTA’yla. Okuldan kaçmış, bir kafe ortamında tanışmıştık. Oynayış tarzı, karakter çeşitliliği, rekabet ortamı derken aşık olmuştum... DOTA 2 İncelemesi

“Hatırlıyorum ilk karşılaşmamız bundan yaklaşık 5 sene önceydi DOTA’yla. Okuldan kaçmış, bir kafe ortamında tanışmıştık. Oynayış tarzı, karakter çeşitliliği, rekabet ortamı derken aşık olmuştum resmen. Onsuz bir an bile geçiremiyor, her gittiğim yere onu da götürmek istiyordum. O kadar eğlenceli ve farklıydı ki hayatımın bir parçası olmuştu, ondan kopamıyordum. Her ne kadar başlarda garipsemiş olsalar da, ailem ve arkadaşlarım da zamanla alıştılar bu duruma. Mutlu mesut geçiniyorduk anlayacağınız. Ancak sonra O geldi. Rengarenk grafikleri, her gün bir yeniliği ve dinamik yapısıyla aklımı çelmişti. Her şey çok hızlı olmuştu. Hayatımın aşkını onunla aldatıyordum. DOTA 2 benim yeni gözbebeğimdi!”

 MOBA oyunlarının oldukça revaçta olduğu şu günlerde DOTA ismine yabancı değilsinizdir muhakkak. Başlangıçta bir Warcraft haritası olarak ortaya çıkan DOTA (Aslen bir StarCraft haritası olan Aeon of Strife’tır atası -Can), zamanla birçok oyuncuyu kendisine bağlamayı başardı. Eğlenceli ve temelde basit yapısıyla oyuncu sayısını arttıran harita, bir süre sonra ayrı bir oyun havasında ilgi görmeye başladı. (Warcraft’ı tanımlamak için “DOTA’nın ev kurmalısı” cümlesinin kurulduğunu duydum ben. Hala atlatamadım o travmayı. -Can) Bu ufak haritadaki potansiyeli gören Valve ise atik davrandı ve DOTA’yı kanatlarının altına alarak yepyeni bir oyuna dönüştürdü.Yenilenmiş grafikleri, düzenli güncellemeleri ve Valve imzasıyla aramıza katılan DOTA 2, şimdilerde kapalı beta sürecini bitirmiş ve herkese açık bir oyun haline gelmiş durumda. Peki, nedir DOTA 2? Kısa tarihçemizi geçiyor ve hemen anlatmaya başlıyoruz!

dota-2-wallpaper (1) (Copy)

 Beşer kişiden oluşan, Radiant ve Dire isimlerini alan rakip iki takımın mücadelesini anlatıyor DOTA 2. Takımlardan biri haritanın sağ üst köşesine yerleşmişken, diğeri sol alt köşesinde kendine yer bulmuş durumda. Bu karargâhlarda belirli aralıkla yakın ve uzak saldırı askerleri üreten kışlalar, kaynak merkezi, defansif kuleler ve en önemlisiyse bir adet Ancient bulunuyor. Bu karargâhlara ulaşım ise 3 koridorla sağlanıyor. Yapmamız gereken bu koridorlar sayesinde rakibimizin karargâhına ulaşıp, Ancient’ını yok etmek. Ancak her şey anlatıldığı gibi kolay değil. Her koridorda takımların üçer tane kulesi bulunmakta. Düzenli olarak karargâhtan çıkan askerler ve bu üçer kule sayesinde savunma bir miktar daha artırılmış. Başlangıçta kuleler kahramanlar için büyük problem yaratıyor olsa da zamanla bir engel olmaktan çıkmaya başlıyorlar. Son 10 yılını ıssız bir mağarada geçirip “Kahraman ne abi?” diye soranları duyar gibi oluyorum. Tamam, sakin olun anlatıyorum hemen… 🙂



Samet Elitok

Bol okuyan, bol yazan, müzikle yaşayan, bir garip oyuncu adam...