Tormentum – Dark Sorrow İncelemesi Tormentum – Dark Sorrow İncelemesi
H.R. Giger çizimlerini andıran, karanlık atmosferi ile merak uyandıran, Point & Click adventure oyunu Tormentum - Dark Sorrow'u sizler için inceledik. Tormentum – Dark Sorrow İncelemesi

Tormentum – Dark Sorrow ilk görüşte acaba yeni bir Sanitarium mu oynayacağım dedirten ve çizimleri ile ilgiyi üzerine toplamayı başaran, OhNoo Studio tarafından geliştirilip dağıtılan Point & Click (tıkla ve yönlendir) adventure/puzzle oyunu. Önemli bir not: Türkçe desteği var. Oldukça karanlık ve sürreal olan atmosferi, oyunda kullanılan çizimler sayesinde çok güzel yedirilmiş. Aynı şekilde müziklerini de başarılı bulduğumu belirtmeden geçemeyeceğim. Çizimler adeta bir H.R. Giger. Zaten ilk etapta da oyuna “vooaa” diye bakmama sebep olan buydu 🙂

Eğer beklentiniz zorlu bulmacalardan yanaysa, aradığınız şeyi Tormentum’da bulamayacaksınız. Genellikle taş, kağıt, makas olarak çözümler ile her yaştan oyuncunun rahatlıkla çözebileceği bilmeceler ile ilerliyor (Oyunda hem bulmaca, hem de bilmece var). Bir de sürekli olarak birilerinin sizden bir şey getirmesini ve karşılığında ileride işinize yarayacak olan başka bir şeyi size vermesi üzerine ilerliyor. Aslına bakarsanız Tormentum’da, her koyun kendi bacağından asılıyor ve biraz da çıkar ilişkilerine dem vuruyor. Bunun dışında zaten oyunda karşılaştığımız birçok bilmecenin çözümü de etraftan topladığımız bilgilerle daha da kolay hale geliyor. Bu bilgiler, tam çözümü vermiyor ancak büyük oranda ipucunu yanıbaşınızdan eksik etmiyor. Belirttiklerim, kesinlikle oyunun sıkıcı olduğu anlamına gelmiyor 😉

Özellikle, oyundaki belli noktalarda karşılaşacağınız karakterler ile etkileşimde bulunabiliyorsunuz. Ayrıca oyun sizi, seçim yapmak zorunda bırakabiliyor (Örneğin öldürmek ya da serbest bırakmak) ve bu da oyunu daha da ilgi çekici hale getiriyor. Sırf bu sebeple insanın içerisinde oyunu tekrar bitirme isteği uyandırıyor. Kişisel olarak “Acaba diğer seçimi yapsam ne olacaktı?” sorusunu kafamdan bir türlü atamadım.

Oyunda durmadan ilerlemenize, çözümü bu kadar basit bilmeceler varken bile oynamanıza sebep olan en önemli özellik başta da belirttiğim gibi; atmosferi. Özellikle hikaye yavaş yavaş çözülürken oyunun sonunu gerçekten merak etmenize sebep oluyor.

Her zaman olduğu gibi yine hikaye konusunda çok fazla spoiler yazmayacağım. Karakterimiz uçan bir zeplinde asılı duran bir kafeste uyanıyor, yanında garip bir yaratık daha var. Kendisinin de tutsak olduğunu söylüyor ve biraz olaylardan bahsediyor. Sonrasında ise kendimizi bir hücrede parmaklıklar arkasında buluyoruz. Hücremize gelen gardiyan ise işlediğimiz günahların acısını çekeceğimizden bahsediyor. Gardiyanın ortamdan ayrılması ile kaçış maceramız başlıyor. Bir kalede olduğumuz aşikâr, oyunda sanki cehennemin ortasına düşmüşüz gibi bir izlenim var. 

Etrafta sürekli olarak acı çeken, işkence gören varlıklar var.

Özetle Tormentum – Dark Sorrow sanatsal yapısı ile oldukça ilgi çekiyor, çok zor olmayan bulmaca/bilmeceleri ile sizi ne bezdiriyor, ne de sıkıyor. İlginç hikayesi ile de oyunun sonuna kadar ilerleme isteği uyandırıyor. Oldukça basit olan ancak bir o kadar da kendisine bağlayan bir oyun olmayı başarmış. Tormentum – Dark Sorrow’a Steam üzerinden 20 TL gibi oldukça makul bir rakamdan erişebilirsiniz.

Tormentum - Dark Sorrow 20 TL'yi sonuna kadar hak ediyor.
  • H.R. Giger havasındaki çizimleri
  • Atmosfer
  • Bulmacaların kolay oluşu
  • Müzikler daha iyi olabilirmiş


Sonat Samir

Herşey 1993 senesinde arcade salonunu keşfetmesi ile başladı. Daha sonra eve giren Atari 2600 ile işlerin boyutu çok değişti. Video oyunları artık hayatının vazgeçilmez bir parçası. FRP hobisi ise hayatında ayrı bir öneme sahip.