Mafia Definitive Edition İncelemesi Mafia Definitive Edition İncelemesi
Mafia Definitive Edition, bizi 30’lu yıllara geri götürüyor ve burada taksi işini geride bırakırken, kendini yeraltı dünyasının ortasında bulan Tommy Angelo’nun hikâyesini tekrar oynuyoruz.... Mafia Definitive Edition İncelemesi

Mafia Definitive Edition, bizi 30’lu yıllara geri götürüyor ve burada taksi işini geride bırakırken, kendini yeraltı dünyasının ortasında bulan Tommy Angelo’nun hikâyesini tekrar oynuyoruz.

Orijinal oyunda olduğu gibi, Mafia: Definitive Edition, tesadüfen (bakış açısına göre tartışılır) sonunda Don Salieri’nin başını çektiği bir grup İtalyan-Amerikan gangsteri arasına katılan bir taksi şoförü olan Tommy’nin hikayesi. Kendisi ve ailesi için dokunulmazlık arayan ve yaptıklarını itiraf ederken pişmanlık duyan bir ana karakter. Böylece, dumanlı, karanlık bir kahvehanenin içinden Tommy, müfettişe Salieri ailesi hakkında bildiği her şeyi anlatır. Onları nasıl tanıdığını ve baş adamlarından biri olana kadar güvenlerini nasıl kazandığı.

Mafia Definitive Edition 1932’den 1938’e varan bir macera

Mafia: Definitive Edition, altı yıla (1932’den 1938’e) yayılan ve bizi Tommy’nin hayatındaki ve yakın çevresindeki farklı kişisel aşamalara götürecek ve orijinal oyunda yer alan aynı yirmi görevle geliyor. Görevlerden birinin isim değişikliği dışında, herhangi bir değişiklik yok. Zaten bu tarz yenilenmiş oyunlarda çok fazla da yenilik beklememek gerek. Zira çok büyük değişiklikler oyunun özünden çıkmaya yol açıyor.

Söylenecek ilk şey, Hangar 13’ün görsel olarak Definitive Edition için iyi bir iş çıkartmış olduğu. 18 yıl önce keşfettiğimiz bu dünyayı, eşi benzeri olmayan bir boyutla adeta tekrar tanıyoruz. Şehir artık ışıl ışıl ve tamamen yenilenmiş grafikler sayesinde zengin ve zarif tarza sahip. Her şey artık çok gerçekçi ve karakterler artık son derece gerçekçi gözüküyorlar.

Açık Dünya Açık Şehir

Mafia: Definitive Edition, açık bir şehir olarak bakıldığında son derece doğrusal bir deneyim. Ayrıntılara büyük önem verilmiş, ancak ikincil görev gibi size seçenek sunacak detaylar yok. Geleneksel olarak açık dünya gibi görünse de hiç de öyle değil. Üçüncü şahıs bakış açısından yarı-özgür bir hareketle birleştiren bir macera ile karşı karşıyayız. Kayıp Cennet şehri tam olarak elimizde, ancak senaryonun bizi yönlendirdiği yoldan ayıran herhangi bir ikincil unsur bulunmuyor. Yaklaşık 14 saatinizi alacak olan (zorluğa bağlı olarak) 20 ana bölümü tamamladıktan sonra serbest moda geçebilirsiniz. 

Hangar 13, 2000’li yılların başında yaşayan birçok kişi tarafından hafızalarına kazınmış bir oyuna nasıl yaklaşması gerektiğini iyi çalışmış. Ancak en önemli şey karşımızda duranın ne olduğu bilmek. Bu “1930’larda geçen GTA” değil, açık dünyada geçen doğrusal bir macera. Eğer buna hazırsanız orijinali oynayıp oynamadığınızdan bağımsız olarak bu oyuna bir şans vermelisiniz. Bir oyunu daha iyi hale getirmek bir yana, bu kadar kapsamlı bir şekilde güncelleyen nadir oyun karşımıza çıkıyor.



Berk Yakar

Bilgisayar oyunları macerası Amiga 500 ile başladı. Bilimkurgu edebiyatına olan büyük ilgisinin yanısıra sıkı bir anime ve manga takipçisi.