Nioh İncelemesi Nioh İncelemesi

Nioh İncelemesi

HaberİncelemelerOyun HaberleriOyun İncelemePlayStation 6 Şubat 2017 16:36 Ceyda Doğan Karaş

Batılı annenin sarı saçlı Japon lordu William, uzun süreli bekleyişin ardından Nioh'ta bizlerle buluştu. Detaylar incelememizde. Nioh İncelemesi

Nioh, uzun süredir dillerden düşmeyen ancak kenarda köşede sessizce bekleyen oyunlardan biriydi. Bu sessizliğini korumasının ardındaki en önemli isimler arasında Dark Souls olabilir. Bu ismin oyunla kıyaslanmasının en önemli nedeni ise parmaklara su toplatacak derecede zorlayıcı olması…

Team Ninja’nın geliştirdiği oyunumuz, sadece PlayStation 4 platformlarında oynanabiliniyor. Oyunun türü ise aksiyon, rol yapma ve tabii ki oyuncunun sinirini bozma. Sinir bozma kısmında çok ciddiyim. Belki saatlerce Dark Souls oynamış biri değilim veya o oyunun hikayesinden uzak olabilirim ancak “zor oyun” kategorisine girecek isimler arasında yer alan Nioh, pek tabii bazı oyuncuları çileden çıkartacak kadar can sıkıcı. 

Nioh, bizleri William Adams isimli bir kahramanla tanıştırıyor. Oyuna ilk başladığımızda kendimizi çıkması zor bir zindanda buluyoruz. Birçok gardiyan tarafından koruma altına alınmış bu zindandan çıkmak için türlü aksiyonlara giriyoruz. William bir Japon lordu ve batılı annenin sarı saçlı oğlu. İlk gördüğünüzde kendisini Geralt ile kıyaslama ihtimaliniz %90 falan, bu nedenden eleştiriler havaya bayanlar ve baylar. Özellikle karakterin yüz hatları ve duruşundaki asalet, resmen Geralt’ın ikizi kıvamında. Ancak William’ın kendi alanında başarılı olduğu noktaları var ve onun hikayesi bizi bambaşka bir evrene sürüklüyor. Oyunla ilgili önemli birkaç detay aşağıdaki alfa incelememizden okuyabilirsiniz. Zira bu oyunun 2004’e kadar dayanan önemli bir geçmişi var.

Nioh Alpha PS4 İncelemesi

Spoiler olmaması adına hikaye kısmından minimum bahsedeceğim ve daha çok ilginizi çekecek detaylara değineceğim. Bu detaylardan ilki eğer daha önce Onimusha oynadıysanız, muhtemelen bu oyundan oldukça hoşlanacaksınız. Eski Japon temasına sahip ve kılıç tutuşlarına kadar çok ince detayları düşünen oyunumuz, atmosferi ile de oyuncuyu derinden etkiliyor. 

Nioh, rol yapma türünün geride kaldığı ve gerçek anlamda aksiyonu öne çıkartan oyunlardan biri. Birçok Dark Souls oyuncusunun yapacağı kıyaslamanın kaçınılmaz olduğu bu oyun, daha hızlı. Karakterimiz gerçek bir Japon lordu gibi dövüşüyor. Kılıcıyla düşmanlarını geri iterken veya saldırıları engellemeye çalışırken, hatta kesiş anındaki estetiklik inanılmaz gerçekçi olmuş. Bu da bizi dövüş mekaniklerindeki detaylara sürüklüyor. Oyunun alfa sürümündeki kontrol sıkıntısı, tam versiyonda düzeltilmiş. Tabii ki hala Dark Souls ile kıyaslayanlara büyük sıkıntılar çıkartabilir. 

Oyunun dövüş mekanikleri bir önceki paragrafta da belirttiğim gibi oldukça başarılı. Karakterin kılıcı tutuşu, koşuşu, düşmandan sıyrılma anı ve daha birçok detay, gözden kaçmıyor. Zaten eski Japon kültürü ile ilgileniyorsanız, William’ın kılıcı tutuş tarzından bile etkileneceksiniz demektir. William, katana, balta ve daha birçok silahı kullanabiliyor. Tabii ki her silahın yavaşlığı veya hızı, düşmanına göre verdiği hasar da değişken. Bu nedenden kılıcınızın yavaşlığı, verdiği hasar fazla olsa bile bazen ölümümüze neden olabiliyor. William birçok silah çeşidini kullanırken, farklı dövüş stilleriyle düşmanlarının canını yakıyor. Üç farklı dövüş stilinde, karakterimiz kullandığımız kılıçları üç farklı yükseklikte tutuyor. Bu da düşmanımızın çeşidine göre, silah tercihimizi doğru tercih etmemiz gerektiğinin en önemli ipucu.

Hazır William’ın güçlerinden bahsediyoruz, biraz da zırh özelliklerine ve eşyalarımıza değinelim. Oyundaki eşyalar oldukça çeşitli ve ayrıca zırhlar da üç farklı kategoride öne çıkıyorlar: hafif, orta ve ağır. Birçok eşya ile William’ı özelleştirmek ve görünüşünü kısmen de olsa değiştirmek mümkün. Her bir zırh ve silahın kendisinde avantajı/dezavantajı mevcut. Oyunun başında muhtemelen ne bulursanız, hemen üzerinize yerleştireceğinizden eminim ancak ilerledikçe hangi silahın, hangi avantajlara sahip olduğunu bilmeniz oldukça önemli olacak. 

Oyun, TPS modunda ilerliyor. Düşmanı öldürme ve engelleme kısmı sadece silahımızla yapılabiliyor, her aksiyon bize Ki kaybına neden oluyor. Nioh içerisinde, Ki ve Stamina kısmında sık sık kafanız karışabilir. Stamina, her seviye atladığımızda isteğimize göre artabiliyor. Ki ise bir nevi bizim ruhsal gücümüz. Kılıcı savurduğumuz her an Ki harcıyoruz ve işte tam bu noktada çok dikkatli olmamız gerekiyor. Boşa salladığımız her kılıç darbesi, Ki barımızın azalmasına ve sonucunda odun gibi kalmamıza, son olarak da kendimizi savunacak Ki gücümüz kalmadığı için ölümümüze neden oluyor. Sadece bizim değil, düşmanımızın da Ki gücü var. Bu da doğru zamanda, doğru şekilde saldırırsak, düşmanı savunmasız anında yakalayarak öldürebiliriz demek. Ki ile ilgili diğer önemli detay ise Ki Burst. Düşmana karşı combo yaparken, doğru zamanda doğru tuşa basarsak, Ki’mizin küçük bir bölümünü geri kazanıyoruz.

Oyunda karşılaştığımız her bir düşman veya her Yokai (karanlık ve aydınlık taraftaki dengenin bozulması sonucu karanlığın baskın olduğu zaman ortaya çıkan mitolojik yaratıklar), ilerledikçe düşmesi zorlaşıyor. Özellikle daha önce bilmediğimiz türde düşmanla karşılaştığımızda, nasıl saldırmamız gerektiğine çok dikkat etmemiz gerekiyor. Benden size tavsiye, önce düşmanın saldırmasına izin verin ve savunmada kalın. Düşmanınızın saldırılarına göre kendi saldırınızı kullanın, onun zayıf noktasını bulun. Kafanızda “bu nasıl oyun la böyle?” sorusunun belirdiğine eminim. E siz de haklısınız. Bilmeniz gereken asla acele etmemelisiniz. Dark Souls’taki gibi AI yani yapay zeka, bu oyunda da size kan kusturabiliyor. Boss dövüşlerine değinmiyorum bile… Her boss’un kendisine has özelliği var ve zorluk dereceleri de bir o kadar farklı. Oyun süresince karşılaştığımız normal düşmanlara oranla, daha dikkatli olmamız gerekebiliyor çünkü sürpriz saldırılarla tek vuruşta ölümümüze neden olabiliyor.



Ceyda Doğan Karaş Editor in chief

86 doğumlu. Evli, mutlu, Tauren'li. Star Wars, Doctor Who, Yu-Gi-Oh ve Blizzard delisi. 93'ten beri video oyunlarıyla fazla uğraşıyor ve hayatı onların üzerine şekilleniyor. Korku, macera, psikoloji kitap ve animelerine bayılıyor. Koyu Beşiktaş taraftarı ve cosplay organizatörü. Ayrıca cosplay, vazgeçemediği hobilerinden sadece birisi.