BLOG: GT Academy 2015 Türkiye Ayağı İzlenimleri BLOG: GT Academy 2015 Türkiye Ayağı İzlenimleri
Motor sporları pahalı bir uğraştır. Ülkemizde bu konuda yetenekli insanlar çoktur. Ama aramak ve bulmak lazımdır. Peki bunu kim yapacak? BLOG: GT Academy 2015 Türkiye Ayağı İzlenimleri

Araya girerek kısa bir şey ekleyelim. Bu organizasyonun tanıtım faaliyetleri çok zayıf yürütüldü. Nissan’ın sosyal medyasında son günlerde boy gösterdi. İşin meraklılarının zaten haberi vardı. Ama, bir pazar payı yaratılmak isteniyorsa, billboardlar dahil olmak üzere reklam yapılabilirdi. Bu reklam sayesinde konsol ve oyun satışı bile sağlanabilirdi. Hatta GT Academy Türkiye ayağına özel lansman fiyatlar sunulabilirdi. Eğer maksat satış rakamları ise bu yapılabilirdi. Gerek Nissan Türkiye, gerekse Playstation Türkiye ne kadar fayda sağlayabilirler, şöyle bir bakarlardı. Televizyon ayağını söylemiyorum bile. Ama bu eksiklikler, ülkemizdeki motor sporları konusundaki basiretsizliğimizden kaynaklanmaktadır. Bizler sadece araba seven bir toplumuz. Auto show 2015’de, hangi markaların standlarının kalabalık olduğu yeterli bir görsel istatistiktir.

23-24.06.2015 gibi katılımcılara nissangtacademy adına Seon adlı bir organizasyon şirketinden mailler gelmeye başladı. Gelen mailin biri 24.06.2015 tarihinde katılımcıya ulaşıyor ve evraklarda, gerekli belgelerin tamamlanarak 24.06.2015 tarihine kadar Seon’a ulaştırılması gibi bir ibare bulunuyordu. Yani içinde tam teşekküllü bir hastaneden sağlık raporu da dahil olmak üzere, pasaport başvurularının da yapılması gerekiyordu. Katılımcılara 3 gün gibi bir süresi tanınmaktaydı. Facebook üzerinden grubu olanlar harıl harıl haberleşmekteydi. Çünkü bu kısa sürede istenenleri halletmek zor, bir kısım katılımcı adayı içinse imkansızdı. Dolayısıyla bir çok arkadaş istenen evrakları tamamlayamadı. Hak verirsiniz ki, insanların işi gücü var. Daha sonra evrak tamamlama süreleri, gelen tepkilere istinaden esnetilmeye başladı. Süre 15 gün olsaydı, her şey daha güzel olacaktı. Olmadı.

Gelelim Türkiye elemelerine. İlk gün etkinliği için yer seçimi tamamen yanlıştı: AVM. Dikkat dağıtıcı unsur, gürültü vs. Böyle bir etkinliğin ilk günü, iyi bir otelin konferans veya toplantı salonu olabilirdi. Kullanılan standlar, yine offline etkinliklerde kullanılan (ekran yukarıda, direksiyon aşağıda) standlardı. Boyu uzun olanlar için tam bir kabus söz konusuydu. Direksiyon dizlerinin arasına kadar inmiş durumdaydı. Kulaklık kullandırılmıyordu. Misal Amerika elemelerinde kullanılan simülatörler ve ortam inanılmaz kaliteliydi. Bu arada, her oyuncunun başında, 1 organizasyon şirketi sorumlusu, gözlemci olarak bulunmaktaydı ama ne gözlemci (işini iyi yapmaya gayret gösterenlerde yok değildi)! Bazıları, oyuncular zaman turu atarken, ekrana bakmak yerine, cep telefonlarının ekranlarına bakmaktaydılar. Bazıları ise, muhtemelen motor yarışlarında çok anlamamakta ve sadece kendine tarif edilen şeyleri yapmaktaydı. Misal, oyun herhangi bir şekilde pist dışına çıkılan bir durumda, zaman sayacını kırmızı renk yapar. Yani pistten çıkmış oluyorsun. O zaman sayacı, kırmızıya dönmese bile, muhterem arkadaşlar ceza saniyesi yazmaktaydı. Diğer bir ceza puanı yazdıkları konu ise, viraj kesme olayıdır. Konuyla ilgilenenler bilirler. Eğer virajı içten keserseniz, süre kazanmış olursunuz, ki eğer bu esnada başka bir sürücüyü geçerseniz, yerini iade etmek zorundasınızdır. Ama virajı dıştan kesmek, sürücüye avantaj sağlamaz. Zaten zaman ve pozisyon kaybettirir. Zaman kaybederken, birde ceza saniyesi yazıyorlardı. Hatta birbirini tanıyıp, destek olmaya gelenler, gözlemcilerin durumunu görünce, zaman turlarını çekim yapıp, sonuçlara itiraz ettiler. Yapılan itirazlar haklı bulundu ve cezalar silindi. Eğer tanıtımlar daha fazla yapılmış olsa ve etkinliğin yapıldığı yer çok daha kalabalık olsa, gözlemciler çok daha dikkatli olmaya çalışacaklardı. Çünkü GT1’den beri oynayan ve o oyunu onlara harf harf anlatacak insanlar var bu platformda. Enteresan. El netice, diğer ülkelerdeki ilk gün elemelerine bakıldığında, tam da arzu ettiğimiz türde imkanlar söz konusuydu. Bunun haricinde, örneği yine Amerika elemelerinden vereceğiz, 7 saat boyunca Twitch’ten canlı izlemek mümkündü.



Ceyda Doğan Karaş Editor in chief

86 doğumlu. Evli, mutlu, Tauren'li. Star Wars, Doctor Who, Yu-Gi-Oh ve Blizzard delisi. 93'ten beri video oyunlarıyla fazla uğraşıyor ve hayatı onların üzerine şekilleniyor. Korku, macera, psikoloji kitap ve animelerine bayılıyor. Koyu Beşiktaş taraftarı ve cosplay organizatörü. Ayrıca cosplay, vazgeçemediği hobilerinden sadece birisi.