Hayatın Gerçekleri: Zaman, Sevgi ve Ölüm – Collateral Beauty Hayatın Gerçekleri: Zaman, Sevgi ve Ölüm – Collateral Beauty
Zaman, Sevgi ve Ölüm'e mektup yazan Howard, kısa süre sonra cevabını alır. Collateral Beauty hakkında merak ettikleriniz spoilersız yazımızda Hayatın Gerçekleri: Zaman, Sevgi ve Ölüm – Collateral Beauty

Ülkemizde Gizli Güzellik ismiyle 23 Aralık Cuma günü vizyona girecek olan filmimiz Collateral Beauty Will Smith (“Suicide Squad”, “Concussion”), Edward Norton (“Birdman or [The Unexpected Virtue of Ignorance]”), Keira Knightley (“The Imitation Game”), Michael Peña (“The Martian”), Naomie Harris (“Spectre”), Jacob Latimore (“The Maze Runner”), Oscar ödüllü Kate Winslet (“The Reader”, “Steve Jobs”) ve Oscar ödüllü Helen Mirren’dan (“The Queen”, “Trumbo”) oluşan zengin bir oyuncu kadrosuna sahip. Ancak filmimiz, ne yazık ki dram öğelerinin ve “zengin” oyuncu kadrosunun arkasına o kadar iyi saklanıyor ki ister istemez hikayeyi, bir tık geriden takip ediyorsunuz.

Spoiler vermeden hikayeyi özet geçelim: Howard (Will Smith) oldukça başarılı bir reklam yöneticisidir. Yaşam felsefesi ise zaman, sevgi ve ölüm isimli üç kavramın bir arada olmasıdır. Ancak bir gün korkunç bir trajedi yüzünden hayata küser. Kaygılanan arkadaşları umutsuzca onunla bağlantı kurmaya çalışırken Howard, Sevgi, Zaman ve Ölüm’e mektuplar yazarak evrenden yanıtlar ister. Bu değişmez olguların dolu dolu yaşanmış bir hayatla nasıl iç içe geçtiğini, ve en derin kayıpların bile anlam ve güzellik anları ortaya çıkarabildiğini anlamaya başlaması ise ancak mektuplarının beklenmedik kişisel yanıtlar getirmeleriyle gerçekleşir.  

Kavramlardan yanıt arama kısmı sizi “fantastik film” beklentisi içerisine sokabilir. Bu beklentinizi üzülerek bozmak zorundayım. Sevgi, Zaman ve Ölüm kavramlarının nasıl ortaya çıktığı konusu filmin daha ilk dakikalarında belli oluyor ancak filmin sonlarına doğru tatlı bir geri dönüş ile yönetmen David Frankel seyirciyi şaşırmayı başarıyor. Kötü haber, ben şaşırmadım. “Aaa aslında böyleymiş ama kesin böyle olur şimdi” tahminimin doğru çıkması, beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Daha ilk fragmanı izlediğimde, oldukça ilginç bir dram filmiyle baş başayız sanıyordum. Ne yazık ki sonu belli olan ve bazı olayların tahmin edilebilir olması, işin üzücü kısmı.

Filmdeki olaylar örgüsü hızlı ve kimi zaman arada boşluklar bırakarak ilerliyor. Eğer dram seviyorsanız ve duygusal biriyseniz kaçarınız yok, muhtemelen o gözlerden yaş akacak. Akmasa bile birazcık dolar. “Odunum ben bebişim” diyenlerdenseniz, bence zamanınızı bu filme harcamanıza gerek yok.

Filmin aslında izleyiciye verdiği güzel bir mesajı var: her hayat önemli. Howard’ın mektuplarına ummadık yerlerden cevap alması, bu cevabı alırken arkadaşlarının yaşadıkları ve sevgi, zaman, ölüm kavramlarının “gerçekten” birbirinden ayrılmadıklarının konusu başarılı bir şekilde işlenmiş. İşi duygusal anlamda düşündüğümüzde film, istenileni hissettiriyor ve sinema salonundan ayrıldığımızda, telefonumuza sarılıp, değer verdiklerimizi arama hissiyle doluyoruz. Çünkü hayatı sevmek, “büyük” problemler yaşasak bile hala zamanımızın olması ve ölümün ne zaman, nereden çıkacağının belli olmaması konusu Collateral Beauty’nin vermek istediği mesaj.

Filmin “türünü sevenler için” diğer güzel yanı duygusal detayların gözden kaçmaması. Howard’ın konuşmaktan kaçması, gerçekliği kabul etmemesi, domino taşlarına olan takıntısı ve bir yandan da tüm sosyal hayatını kenara atmasının ardındaki detaylar örgüsü tek bir şeye bağlanıyor. Ne olduğunu yazarsam spoiler olur 🙂 

Yazmadan olmaz; filmin müzik seçimleri oldukça başarılı. Popüler hafif pop ve duygusal parçalar seçilmiş. Oyunculuk konusunda yorum yapmaya gerek yok. Her bir isim, rolünü başarılı bir şekilde oynamış. 

Kısacası bu film, herkese hitap etmeyen türüyle öne çıkıyor. Oyunculuk, müzik seçimi, konuşmalardaki vurucu detaylar, karakter seçimleri ve tanıtımlar gözden kaçmıyor. Ancak filmde türünün hakkını vermesi kadar, eksik olan detaylar da var. Havada kalan bazı konular, belli karakterlerin hikayelerinin ve ayrıca gelişecek olayların “kolay tahmin edilebilir” olması, işin kötü kısmı. Benden tavsiye; boş vaktiniz olunca bu filme şans verebilirsiniz ancak beklentinizi düşük tutun derim. İyi seyirler.

Oscarlı Yönetmen David Frankel’ın Yeni Filmi – Collateral Beauty



Ceyda Doğan Karaş Editor in chief

86 doğumlu. Evli, mutlu, Tauren'li. Star Wars, Doctor Who, Yu-Gi-Oh ve Blizzard delisi. 93'ten beri video oyunlarıyla fazla uğraşıyor ve hayatı onların üzerine şekilleniyor. Korku, macera, psikoloji kitap ve animelerine bayılıyor. Koyu Beşiktaş taraftarı ve cosplay organizatörü. Ayrıca cosplay, vazgeçemediği hobilerinden sadece birisi.