Sid Meier’s Civilization: Beyond Earth İncelemesi Sid Meier’s Civilization: Beyond Earth İncelemesi
Sid Meier, 1999’daki piyasaya çıkan Alpha Centauri’den yıllar sonra bizi bir defa daha başka gezegenlere taşıyor. Peki acaba Sid Meier’s Civilization: Beyond Earth, seriyi... Sid Meier’s Civilization: Beyond Earth İncelemesi

Sid Meier, 1999’daki piyasaya çıkan Alpha Centauri’den yıllar sonra bizi bir defa daha başka gezegenlere taşıyor. Peki acaba Sid Meier’s Civilization: Beyond Earth, seriyi bir adım öteye taşıyacak mı?

Açıkçası alışılageldik çizgisinin dışına çıkan bir oyuna hiç bir zaman hayır demedim. İyi yapıldığı sürece, herhangi bir seride keskin değişikliklere gidilmesi, yapıma yeni bir nefes getirir. Yeterki serinin ruhuna dokunulmasın. Sid Meier’s Civilization: Beyond Earth, bu sınırları zorlayan bir oyun olmuş. İyi mi kötü mü işte ona yazının devamında bakalım.

Yeni oyun, Dünya’da geçmiyor. İnsanlık bu defa yolunu başka gezegenlere çevirmiş durumda ama o gezegenler de sahipsiz değil. Dune’dan tanıdığımız dev kum solucanları ya da StarCraft’tan çakma uzaylı yaratıklarla dolu. Her uzaylı yaratığın da bir yuvası (hive) var. Bu yuva durduğu sürece üremeye devam ediyorlar. Biz alışılageldik Civilization oyunlarından farklı olarak bu defa bilindik medeniyetlerin izinden gitmiyor, “sponsorlar” aracılığıyla yeni gezegenimize iniyoruz. Evet, yeni oyunda uygarlıkların yerini sponsorlar almış. Her sponsorun kendine has avantajları vs var. Yani oyun, daha temelinden farklı başlıyor.

screenshot_e3_be_supremacy_city_29192.nphd

Oyuna başlayacağımız gezegenin özelliklerini ayarlayabiliyoruz. Gezegene indiğimizde karşımıza yukarıda belirttiğim yaratıklar çıkıyor. Bu yaratıklar bizim eski oyunlardaki barbarların yerine geçiyor ve aslına bakarsanız kurguya çok uygun. Daha yaratıcı ve zorlayıcı bir rakip olarak oyuna keyif katıyorlar. Üstelik yaratıklarla ilgili tek derdimiz onların yırtıcılıkları değil. Aynı zamanda bulundukları yere miasma adı verilen bir tür gaz salıyorlar. Bu gaz worker “işçi” birimimiz tarafından ya da uydu ile temizlenebiliyor. Temizlemezseniz o karede bulunan birimlerimiz her turn’de zarar görüyor.

Bu nasıl bir geliştirme ağıdır!!!

Tabii ki Civilization dendiğinde akla gelen ikinci şey sıkı sıkıya analiz edip, uzun dönemli geliştirme stratejimizi üzerine kuracağımız teknoloji ağacıdır. Lakin burada klasik ağaç yerine bir ağ yapısı kullanılmış. Üstelik bu teknoloji ağ yapısındaki hiç bir şeyi bilmiyoruz çünkü hepsi yeni ve ileri teknolojiler. O yüzden oyunda sırf 1-2 saat oturup bu ağı ve etkilerini öğrenmeniz ve ona göre kararlar vermeniz gerekiyor. Bu da oyunun üzerinde ciddi bir şekilde çalışmanız anlamına geliyor. Yani oturup ağız tadıyla oyuna dalmak yerine önce uzun bir planlama yapmak zorunda kalıyorsunuz. Burada bir ipucu vereyim: Oyunda en çok zorlanacağınız konu, yerleşimlerinizdeki sağlık göstergesini ayakta tutmak olacaktır. Buna ve askeri geliştirmelere ağırlık vermeniz önemli.

Ayrıca ajanlık faaliyetlerini de atlamamanız gerekli. Böylece yaratık saldırılarını bile düşmanlarınıza yönlendirmeniz mümkün. Yaratıklar, onların yaşam alanlarınızı daraltmadığınız veya yaşam alanlarına tecavüz etmediğiniz sürece size bulaşmıyor. Ama büyüyen şehirler yüzünden bu kaçınılmaz. O yüzden savaşa hazırlıklı olmalısınız.



Burak Akmenek Kurucu

İlk parasını ortaokulda 64'ler dergisine makale yazarak kazanan Burak, o zamandan beri oyun ve donanım basınında yer aldı. PC Gamer,CHIP, Oyungezer, Level,Nintendo,Skyturk-Next Level TV programı gibi bir çok yayında çalışan Burak Akmenek FPS ve MMORPG tutkusundan hiç vazgeçmedi. Fragtist.com'un kurucusudur.