Logitech G600 İncelemesi Logitech G600 İncelemesi
“Önemli olan görüntüsü değil, işlevi” mottosunu çok nadir yakalayabiliyor firmalar. Özellikle de söz konusu RYO’lar ve FPS’lere yönelik yapılmış olan cafcaflı farelerse… Her tarafından... Logitech G600 İncelemesi

“Önemli olan görüntüsü değil, işlevi” mottosunu çok nadir yakalayabiliyor firmalar. Özellikle de söz konusu RYO’lar ve FPS’lere yönelik yapılmış olan cafcaflı farelerse… Her tarafından düğme fışkırmasındansa ergonomi ve kullanım rahatlığını ön plana çıkartan fare sayısının bu kadar az olması üzücü tabii. Neyse ki Logitech işin ergonomi kısmına eğilmesi gerektiğini farkeden azınlığın içerisine dahil. Haliyle G600’ün üzerindeki onca tuşa rağmen heyecan yapmamak mümkün değil.

Fare reklamlarında genelde tuş sayısına farenin üzerinde hareket eden neredeyse tüm aksamlar eklendiğinden “güya” kullanabilir tuş sayısı şiştikçe şişer. Uygulamada klasik iki tuş ve tekerlek dışında bu fare üzerinde aslında aktif olarak kullanabileceğimiz 15 tuş bulunuyor. 15 tuştan birisi farenin üçüncü tuşu. Yani bu fare iki değil üç adet basılabilir büyük tuşa sahip. Yüzük parmağımız bunun üzerinde dinleniyor ve bu parmağı kullanmaya pek alışmadığımızdan alışana kadar yalnışlıkla sağ tuş diye buna basabiliyoruz. Gerike kalan tuşlardan 9’u en aktif olarak el atabileceklerimiz. Diğerlerine ancak ihtiyacımız olduğunda basıyoruz. G600’ün tüm tasarımında aslında en önemli nokta sol tarafında bulunan 12 tuş. Bu tuşların yerleşimi çok yakın olmasına karşın, tuş yapısı fareye bakmadan doğru tuşu baş parmağımızla hissederek kolayca ayırabilmemiz üzerine kurulmuş. Bunun için tuşlar 6’şarlı iki gruba ayrılıp eğilimli olarak birbirine bakacak şekilde konumlandırılmış. Böylece ilk 6 tuşa elimizi attığımızda gerçekten de şaşırmadan doğru tuşu bulabiliyoruz. Farenin arka tarafına doğru kalan ikinci 6’lı grupta ise gene ilk 3’ü ucundan yakalayabiliyoruz ama son 3 için baş parmağımızı kasmamız gerekiyor. Yani bu kısım ölü kısım. Ancak bir RYO oynarken çantaları açmak, karakter ekranına bakmak yada haritayı açmak için atayabiliriz. Yani bir aksiyon içerisinde olmamamız lazım. Çünkü tuş sayısının çokluğundan dolayı başparmağımızla bu en arka tuşlardan öne doğru giderken de tuş dizilimini şaşırmamamız neredeyse mümkün değil.

Fareyi kullanmaya alışmak için şüphesiz biraz zaman geçmesi gerekiyor. Fakat alıştıktan sonra özellikle FPS’ler’de her bombaya ayrı bir tuş atama keyfini yaşamaya başıyorsunuz. FPS demişken haliyle DPS ayarından da bahsetmek gerek. Fare 200 ve 8200 DPI arasında değişen ve tek tek ince ayar çekebileceğiniz bir aralıkta ayarlanabiliyor. Tek tuşla 5 farklı DPI arasında geçiş yapabiliyor ve 3 farklı profili farenin belleğinde saklayabiliyorsunuz. Profil geçişlerinde farenin arkadan aydınlatmalı yan tuşları renk değiştirebiliyor. Buradaki renk skalasını da istediğiniz renkte ayarlayabiliyorsunuz. Logitech’in oyun yazılımı bilgisayarınızdaki oyunları tarayıp istediğiniz oyuna göre profil yaratmanıza da imkan tanıyor. 2 metrelik örgü kabloya sahip olan farenin bize gelen rengi beyazdı. Bir de siyah rengi var. Üstelik böyle bir fare için fiyatı da gayet uygun.

G600 açıkçası şimdiye gördüğüm RYO odaklı ürünler arasında en makul tasarıma sahip olanı. Alışmak için haliyle bir süre kullanmak zorunda kalıyorsunuz. Tuşları atamak çok kolay olmasına karşın tuş sayısının fazlalığından dolayı bir süre yanlış tuşlara basmanız içten değil. Ancak alıştıktan sonra RYO oynarken sıradan bir fareye geçmenizin çok kolay olmadığını da söylemeliyim.



Burak Akmenek Kurucu

İlk parasını ortaokulda 64'ler dergisine makale yazarak kazanan Burak, o zamandan beri oyun ve donanım basınında yer aldı. PC Gamer,CHIP, Oyungezer, Level,Nintendo,Skyturk-Next Level TV programı gibi bir çok yayında çalışan Burak Akmenek FPS ve MMORPG tutkusundan hiç vazgeçmedi. Fragtist.com'un kurucusudur.