Concrete Genie İncelemesi | Bu Cin Şişeden Değil, Duvardan Çıkıyor! Concrete Genie İncelemesi | Bu Cin Şişeden Değil, Duvardan Çıkıyor!

Concrete Genie İncelemesi | Bu Cin Şişeden Değil, Duvardan Çıkıyor!

İncelemelerKonsolOyun İncelemePlayStation 12 Ekim 2019 13:55 B.Onur Yıldız

İlk olarak 2017 yılında duyurulan Concrete Genie, Sony altındaki oyun stüdyolarından Pixelopus tarafından geliştirildi. Concrete Genie İncelemesi | Bu Cin Şişeden Değil, Duvardan Çıkıyor!

Yazan: Volkan Turan

PlayStation 4, yerini gelecek sene PlayStation 5’e bırakmaya yaklaştıkça “PS4 özel” oyunlarının sayısı azalıyor olabilir ama bu oyunların kalitesinde düşüş gözükmemesi hepimizi mutlu eden gelişmelerden biri. İlk olarak 2017 yılında duyurulan Concrete Genie, Sony altındaki oyun stüdyolarından Pixelopus tarafından geliştirildi. Türkçe dil desteği, VR uyumu ve gelişmiş DualShock 4 özellikleri bulunuyor. Belki yüksek bütçeli dev oyunlardan biri değil ama kesinlikle ruhunuza dokunacak, gözünüzü okşayacak, tekrar ve tekrar oynamaya doyamayacağınız türden bir oyun olmayı da başarıyor.

Biraz renkli, biraz karanlık

Concrete Genie’nin dünyası, gerçekte hayatta da olduğu gibi biraz renkli, biraz karanlık. Güzel, komik olaylar kadar istenmeyen olaylar da yaşanıyor. İşte böyle bir ortamda, ana karakterimiz Ash’in kısa ama etkileyici hikayesine ortak oluyoruz. Denska adlı bu kasaba, kirlilik nedeniyle hızla terk edilmiş ve geriye bir avuç insan, daha çok, çocuk kalmış. Ash bu çocuk grubun hayalperest, iyi niyetli, naif çocuğu. Karşısında da bir grup “tatlı su çetesi” diyebileceğimiz, Ash’i görünce itip kakmaktan keyif alan gençler bulunuyor. Ash kendi halinde defterine karakalem çizimler yaparak iç dünyasını yansıtmayı seven bir ergen. Çizmek onu dertlerinden uzaklaştırıyor, mutlu kılıyor; yani çizimleri onun için önemli ama daha önemlisi, Denska’nın kaderi için de aslında bu çizimler büyük önem taşıyor. Concrete Genie’de (CG diyelim) sahip olduğunuz tek şey aslında özel fırçanız desek yanlış olmaz. Şehrin duvarları size kağıt oluyor, çizimleriniz ise taslak. Fırçanız da tam burada devreye giriyor. Taslakları duvarlara bu özel fırçanızla (gamepad’i hareket ettirerek) çiziyorsunuz ve hayat veriyorsunuz. Hayat verdiğiniz şeylerse “cinler”. Ama bu cinler tabii ki korkunç tipte, korkunç şeyler yapan türden cinler değiller; oldukça sevimli yaratıklar ve pek çok türleri bulunuyor.

Fırça kılıçtan keskindir!

Cinlerin özelliklerine geçmeden önce sizlere oyundaki asıl amacınızı ve nasıl ilerlediğinizi anlatmak isteriz. Aslında amacınız çok büyük değil; kasabaya yayılan kara salgının nedenini bulmak, yok etmek, denizle kıyısı olan bu kasabanın suyunu temizlemek. Kasaba çok büyük değil ama tırmanılabilecek her yerine çıkabiliyor, gezebiliyor ve etrafa ekilmiş bulmacaları çözebiliyorsunuz. Yan görev diyemesek de konsept çizimleri açabildiğiniz mini bulmacaları çözmek de oynanışınıza bir saat kadar ekleyebilir; en nihayetinde bu şirin oyunu birkaç saatte bitireceksiniz. Hitap edilen yaş kitlesi çok yüksek değil, daha çok bir aile oyunu; yani bir aile ferdi ile çocuğu yan yana oturup rahatlıkla CG’yi oynayabilir. Oyunun platform öğeleri basit. Gizlenme veya kaçma sekansları da karışık değil. Bulmacalarda uzun uzun takılı kalmak diye bir şey yok. Bol bol renklendirme, bol bol kreatif çizimler yapma var. Sonuçta şehrin duvarları çizim defteriniz ve elinizde de sınırsız boya imkanı var.

Blasphemous İncelemesi | GÜNAHLARIMDAN ARINDIR BENİ!