Titanfall 2 İncelemesi Titanfall 2 İncelemesi

Titanfall 2 İncelemesi

İncelemelerOyun İncelemePC 10 Kasım 2016 13:54 Sonat Samir

Titanfall 2, Battlefield 1 ve CoD Infinite Warfare gibi iki kuvvetli isim arasından sıyrılmayı başarabildi mi? Cevabı incelememizde! Titanfall 2 İncelemesi

Titanfall… İlk oyun nasıl eksik, nasıl eksikti tekrar burada anlatmama gerek yok sanırım. Ancak dev robotlara pilotluk yaptığımız oyunların hastası bir adam olarak ilk oyunu açlar gibi beklemiş ve yetersiz içeriği (Tek kişilik senaryo) yüzünden üzülerek kısa süre sonra bırakmıştım. Hatta tek kişilik oyunları oldukça fazla seven bir adam olarak da yaşadığım üzüntü daha fazlaydı. Ancak Titanfall 2 bomba gibi, ilaç gibi geldi.

İlaç gibi, bomba gibi geldi gelmesine ancak çok kötü bir zamanlama ile geldi. Evet sizlerin de bildiği üzere Battlefield 1 ve Call of Duty Infinite Warfare’ın tam arasında çıktı geldi. EA her ne kadar Titanfall 2 için “her daim satılacak bir oyun” diyorsa da bence seçilen çıkış tarihi oyunun görkemine kapkara bir gölge olarak düştü. Ancak bütün bunlar Respawn Entertainment‘ı üzmedi. Titanfall, iki arada bir derede çıkmış olmanın acısını her geçen gün satış rakamları ve aldığı yüksek puanlar ile atlatıyor.

July 11th, 2016 @ 06:14:18

Oyuna iyice dalmadan öne sizlere biraz da Respawn Entertainment’dan bahsetmek istiyorum. Gerçi bir çoğunuz firmayı ve başından geçenleri biliyorsunuz ama olsun. 2010 yılında CoD oyunlarının baş yapımcısı Infinity Ward bünyesinde başkan konumunda olan Jason West ve firma CEO’su Vince Zampella bir takım sözleşme ihlalleri, itaatsizlik söylem ve suçlamaları doğrultusunda şirketten kovuldular. West ve Zapmella bu olaydan sonra Respawn Entertainment’ı kurdu. Durumun farkında olan Electronic Arts ise bildiğiniz gibi boş durmadı. Gelecek vaat eden Respawn Entertainment’ı çok vakit kaybetmeden kendi tarafına kattı ve Titanfall 1 çıkışını gerçekleştirdi.

İşin ilginç tarafı ilk Titanfall çıkışında aldığı puanlar ve eleştiriler son derece pozitifti. Oyun her ne kadar çabuk tüketilmiş ve sonrasında unutulmaya başlansa da oyunun 10 milyon kopyadan fazla satmış olduğunu da belirtmemde fayda var.

Titanfall II’yi anlatmak için önce tek kişilik hikaye modundan başlamalıyım. Her zaman olduğu gibi hikaye tarafından spoiler vermemek adına en az detay ile senaryodan bahsedeceğim. En azından oyunun girişii anlatacağım. Oyunda kontrol ettiğimiz Jack Cooper, Titan pilotu olma yolunda ilerleyen bir asker. Tam da sanal ortamda Titan eğitimi başlayacakken ortalık karışıyor ve eğitimi yarım kesilerek kendisini savaşın ortasında buluyor. Ancak bir süre sonra kendisine eğitim veren komutanının ölmesi sonucu (çok da şaşırtıcı değil, gayet tahmin edilebilir) Titan’ı yani BT-7274‘ü yaralı olarak kullanmak zorunda kalıyor. İşte asıl maceramız da bu noktadan sonra başlıyor.

fragtist_inceleme_titanfall_2_bt

Oyuna bizi bağlayan en büyük öğe kesinlikle Jack (biz) ve BT (Titanımız) arasındaki inanılmaz bağ. Oyundaki diyaloglarda yani BT ile konuşurken ikili diyalog seçimlerinden istediğimizi seçiyoruz (mini rol yapmaca) ve ona göre yanıtlar alıyoruz. Ancak BT bir robot ve haliyle yapay zeka olduğu için oldukça sade, mantıklı ve hazır cevaplara sahip. Biz ise içinde bulunduğumuz durumlarda BT’den gelen bir soruya haliyle bir insan olarak cevap verdiğimiz zaman BT’nin durum karşısındaki tepkileri de tam bir yapay zekanın olması gerektiği gibi oluyor. Örnek vermem gerekirse Tanıtım videolarından da bolca gördüğümüz BT’nin bizi “Bana güven!” diyerek bir platforma fırlattığı sahne var. Sahne sonunda istersek “Temiz iç çamaşıra ihtiyacım var!” gibisinden bir seçim yapabiliyoruz ve BT’den gelen cevap ise “Bir sonraki tedarik bölgesi için iç çamaşır isteğini bildireceğim” oluyor. Haliyle de ciddi ciddi cevap vermesi ile bizim yüzümüzü güldürmeyi başarıyor. Oyunun tek kişilik senaryosunda başta da dediğim gibi bizi koltuğa bağlayan BT ile aramızda ki bağ ve bu bağ her dakika her saat daha da fazla sıkılaşıyor.

fragtist_inceleme_titanfall_2_ships

Açık konuşacağım, oyunu normal (Regular) zorluk seviyesinde oynadım ve 5 saat içerisinde bitti. Daha zor bir seviye tercih etmek isterdim ancak vakit yetersizdi. Sanıyorum oyun daha zor seviyede haliyle daha uzun sürecektir. Genel olarak bölüm tasarımları oldukça etkileyici ve görevler kendisini tekrar etmiyor. İstediğimiz zaman BT’den inebiliyor ve ayaklarımızı yere basabiliyoruz, istediğimiz zaman ise BT’nin kontrolünü alarak oynayabiliyoruz. Bazı bölümler bizi yayan bırakılmaya zorluyor bunu da belirtmek durumundayım. Ancak oyun, hem Titan sürerken hem de tabanları duvarlarda yağlarken oldukça eğlenceli. Zaten hızlı oynanışı olan FPS oyunlarını seviyorsanız, üzerine bir de dev robotlar eklendi mi sizin için de tadından yenmez olacaktır.



Sonat Samir

Herşey 1993 senesinde arcade salonunu keşfetmesi ile başladı. Daha sonra eve giren Atari 2600 ile işlerin boyutu çok değişti. Video oyunları artık hayatının vazgeçilmez bir parçası. FRP hobisi ise hayatında ayrı bir öneme sahip.